Avrupa’da çalınan nadir kitaplar Rusya’daki açık artırmalarda ortaya çıktı
Avrupa’da çalınan nadir kitaplar Rusya’daki açık artırmalarda ortaya çıktı

Avrupa’da çalınan nadir kitaplar Rusya’daki açık artırmalarda ortaya çıktı

8 Ocak 2026’da Telegram kanalı NEXTA Live tarafından yayımlanan bilgilere göre, Polonya savcılığı Moskova merkezli “Litfond” müzayede evinin sahibi ve Rusya Kültür Bakanlığı’nın eski uzmanı Sergey Burmistrov hakkında dava açmaya hazırlanıyor. Soruşturmaya göre Burmistrov, Varşova Üniversitesi Kütüphanesi’nden çalınan 19. yüzyıla ait nadir kitapların satışında aracı rolü üstlendi. Savcılık, alıcılar arasında varlıklı Rus koleksiyonerlerin bulunduğunu, eserlerin bir kısmının Moskova ve Sankt-Peterburg’daki açık artırmalarda el değiştirdiğini değerlendiriyor.

Polonya makamları, bu ticaretin Rusya’daki yetkili çevrelerin zımni onayı olmadan gerçekleşmesinin zor olduğu görüşünde. Savaş ve mevcut siyasi koşullar nedeniyle Burmistrov’un ifadesi alınamıyor, ancak hakkında uluslararası arama kararı çıkarılması planlanıyor. Dosya, yalnızca bir hırsızlık vakası değil, kültürel değerlerin sistematik biçimde yasa dışı dolaşıma sokulmasına işaret eden daha geniş bir tabloyu ortaya koyuyor.

Hırsızlıklar Varşova’dan başlayıp Avrupa’ya yayıldı

Soruşturma dosyasına göre, Varşova Üniversitesi Kütüphanesi’ndeki hırsızlıkları Gürcistan vatandaşı Mihail Zamtaradze organize etti. Zamtaradze, aylar boyunca kendisini araştırmacı olarak tanıtarak kütüphaneye düzenli biçimde girdi, orijinal eserleri kopyalarıyla değiştirerek dışarı çıkardı. Bu yöntemle toplam 78 nadir kitap kayboldu; maddi değerin yaklaşık 1 milyon dolar olduğu belirtiliyor.

Çalınan eserler arasında Puşkin, Gogol, Lermontov ve Krılov’un ilk baskıları da yer aldı. Kitaplar Belarus’un başkenti Minsk üzerinden taşındı, ödemeler kripto para yoluyla yapıldı. Daha sonra aynı yöntemle Almanya, Fransa, Avusturya ve Baltık ülkelerindeki kütüphanelerin de hedef alındığı, toplamda yaklaşık 170 nadir kitabın Avrupa genelinde çalındığı ortaya çıktı.

Rusya pazarı ve yaptırımların yarattığı gri alan

Soruşturma, suç ağlarının yaptırım ortamına hızla uyum sağladığını gösteriyor. Minsk’in transit merkez olarak kullanılması ve kripto para ile ödeme yapılması bu adaptasyonun somut örnekleri olarak öne çıkıyor. Ancak savcılığa göre asıl dikkat çekici nokta, çalınan kültürel varlıkların gizli biçimde değil, büyük Rus şehirlerindeki açık artırmalarda satılması.

Açık artırma formatı, alıcılara hukuki bir meşruiyet izlenimi veriyor. Bu durum, Rusya bağlamında yasal ve yasa dışı arasındaki sınırların ne kadar bulanıklaştığını ortaya koyuyor. Soruşturmacılar, bu ortamın kara pazar aracıları için Rusya’yı cazip bir merkez haline getirdiğini vurguluyor.

Hukuki izolasyon ve cezasızlık sorunu

Burmistrov’un ifadesine ulaşılamaması, Rusya’nın giderek derinleşen hukuki izolasyonunu da gözler önüne seriyor. Avrupa kolluk kuvvetleri için Rusya’daki kültürel değerler piyasası fiilen erişilemez durumda. Uluslararası kayıp eser kayıtları ve arama kararlarına rağmen, işbirliği mekanizmaları işlemiyor.

Polonya’daki soruşturma, bu ticaretin devlet düzeyinde açık talimatlarla değil, ancak sonuçsuzluk ve denetimsizlik ortamında mümkün olabildiğini değerlendiriyor. Bu durum, yalnızca tek bir dosya ile sınırlı kalmayan, daha geniş bir cezasızlık emsali yaratıyor.

Kültürel miras için Avrupa çapında alarm

Çalınan kitapların uluslararası kayıp kültürel varlık listelerine alınmış olmasına rağmen, Rusya’dan geri getirilmelerinin yakın vadede olası görülmemesi, küresel koruma mekanizmalarının sınırlarını ortaya koyuyor. Devletlerin uluslararası yükümlülükleri uygulamakta isteksiz olduğu koşullarda, hukuki araçların etkisi azalıyor.

Uzmanlara göre bu vaka, nadir kitap hırsızlığının ötesinde, Avrupa’nın kültürel mirasına yönelik yapısal bir tehdidi temsil ediyor. Kütüphaneler ve arşivler, hukuki rejimler arasındaki asimetrilerden yararlanan ulusötesi ağlara karşı daha savunmasız hale geliyor. Litvanya’da Zamtaradze’ye verilen hapis cezası ile Rusya’daki fiili dokunulmazlık arasındaki keskin tezat, suç ağlarına tehlikeli bir mesaj veriyor ve kültürel mirasın korunmasına yönelik Avrupa çapında yeni önlemleri kaçınılmaz kılıyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

250 Yıldır Susuz Yaşayan Keçi Sürüsü Bilim Dünyasını Şaşırtıyor

250 Yıldır Susuz Yaşayan Keçi Sürüsü Bilim Dünyasını Şaşırtıyor

Volkanik Santa Barbara Adası’ndaki Keçi Sürüsü Hayatta Kalmayı Başardı Brezilya’nın Bahia kıyılarından…