Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Altyapısında Kritik İhtiyaçlar
Türkiye’deki yenilenebilir enerji yatırımları artarak devam ederken, uzmanlar ulusal elektrik şebekesinin dayanıklılığı ve modernizasyonunun kritik önemine dikkat çekiyor. Elektrik ve Elektronik Mühendisi Serhat Işıklı, enerji arz güvenliğinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için yüksek gerilim iletim altyapısının güçlendirilmesi ve dijitalleştirilmesinin artık bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor.
Büyük ölçekli rüzgâr, güneş ve biyokütle santrallerinin planlama ve ulusal şebekeye entegrasyon süreçlerinde “final teknik otorite” olarak görev alan Işıklı, Türkiye’nin ulusal şebekesine 400 MW’ın üzerinde yenilenebilir kapasitenin güvenli bir şekilde bağlanmasını koordine etti.
“Üretim Artıyor, Peki Şebeke Aynı Hızda Güçleniyor mu?”
Son yıllarda Türkiye, yenilenebilir kurulu güçte önemli bir artış sağladı. Ancak Işıklı’ya göre asıl kritik mesele entegrasyon. “Yenilenebilir kapasite artışı, enerji güvenliği anlamına gelmez. Üretilen gücü kararlı ve kayıpsız bir şekilde ulusal şebekeye entegre edemezseniz, sistem kırılgan hale gelir,” diyen Işıklı, özellikle 154–170 kV yüksek gerilim iletim hatlarının, enerji sisteminin temel omurgasını oluşturduğunu belirtiyor. Rüzgar ve güneş gibi kaynakların doğasının dalgalı olduğunu vurgulayan Işıklı, frekans stabilitesi ve reaktif güç yönetimi gibi unsurların eksikliği durumunda bölgesel risklerin artabileceğine dikkat çekiyor.
Dijitalleşmeyen Şebeke, Artan Risk
Işıklı, şebeke dijitalizasyonunun enerji güvenliğinin merkezinde yer aldığını belirtiyor. “Şebeke dijitalleşmeden arz güvenliğinden söz etmek mümkün değil. Gerçek zamanlı izleme, otomatik koruma sistemleri ve uzaktan müdahale kabiliyeti, enerji altyapısının temel unsurlarıdır,” ifadelerini kullanan Işıklı, yerel SCADA ve koruma sistemlerinin biyokütle ve güneş projelerine entegrasyonunu yönettiğini belirtiyor.
Işıklı’nın projeleri, yüksek gerilim ağ optimizasyonu ve kritik mühendislik kararlarıyla enerji güvenliğine katkı sağladı.
400 MW’lık Entegrasyon Deneyimi
İleriye dönük olarak, 400 MW’ın üzerinde yenilenebilir enerji tesisinin Türkiye ulusal şebekesine entegrasyonunu yöneten Işıklı, EPC süreçlerinde teknik liderlik ve nihai teknik onay sorumluluğu üstlenmiştir. Ayrıca uluslararası bilimsel dergilerde hakemlik yaparak enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik konularında akademik katkılar sağlamaktadır.
Asıl Sınav İletim Altyapısında
Enerji dönüşümünün yalnızca üretim yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizen Işıklı, “Enerji bağımsızlığı, üretim kapasitesiyle değil, o kapasiteyi güvenli bir şekilde taşıyabilen bir şebeke altyapısıyla sağlanır. Enerji dönüşümünde asıl sınav, üretimde değil, iletimde verilecek,” diyerek sözlerini noktalıyor.