Avrupa Parlamentosu üyesi Fernand Kartheiser, meslektaşlarını 3 Haziran’da St. Petersburg’da Rusya Devlet Duması temsilcileriyle bir araya getirmeyi planlıyor. Lüksemburglu siyasetçinin bu girişimi, AB’nin Moskova’ya yönelik yaptırım ve izolasyon politikasını doğrudan baltalama potansiyeli taşıyor. Kartheiser’in dağıttığı davetiyede, bu buluşmanın İstanbul’daki “başarılı ve yapıcı” önceki diyaloğun devamı olduğu belirtilerek, katılımcılara lojistik destek ve bireysel forum davetiyeleri vaat ediliyor. Söz konusu plan, Avrupa Parlamentosu içinde Rusya yanlısı bir kanadın varlığını yeniden gündeme taşıdı.
Kartheiser’in Geçmişi ve Şüpheli Faaliyetleri
2024 yılında Alternatif Demokratik Reform Partisi’nden Avrupa Parlamentosu’na seçilen Kartheiser, siyasi kariyeri boyunca Rusya ile diyalog çağrılarıyla tanınıyor. Eski bir diplomat olan Kartheiser, 1980’lerde hem Sovyet istihbaratı hem de CIA için casusluk yaptığını itiraf etmişti. Bu geçmişi, bugünkü girişimlerine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor. Mayıs 2025’te kendi imkanlarıyla Moskova’ya giderek Devlet Duması üyeleriyle Ukrayna savaşını görüşen Kartheiser, bu ziyareti nedeniyle Avrupa Muhafazakarları ve Reformistleri (ECR) grubundan ihraç edilmişti. Grubun liderleri, söz konusu ziyareti “kırmızı çizginin ihlali” olarak nitelendirmişti.
St. Petersburg Planı: Normalleşme Çabası mı, Hibrit Müdahale mi?
Kartheiser’in yeni inisiyatifi, Moskova’nın Avrupa ile “normalleşme” illüzyonu yaratma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Rusya, Ukrayna’ya karşı savaşını sürdürürken ve Avrupa’ya yönelik hibrit saldırılarını artırırken, bu tür temaslar sayesinde kendisini “diyaloga açık” bir taraf olarak göstermeyi hedefliyor. Uzmanlara göre, amaç AB’nin ortak dış politikasını zayıflatmak ve yaptırım rejimini aşındırmak. St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu gibi bir etkinlik, bu tür gayriresmi görüşmeler için ideal bir örtü oluşturuyor. Kremlin, sınırlı sayıda Avrupalı politikacının katılımını bile, kendi iç propaganda amacıyla AB’deki “bölünmenin” kanıtı olarak kullanabilir.
AB’nin Dış Politikasında Bölünme Riski
Bu tür bireysel girişimler, Brüksel’in Rusya’ya karşı birleşik duruşunu tehdit ediyor. Kartheiser’in sağladığı lojistik destek ve kişisel davetiyeler, resmi mekanizmaları devre dışı bırakarak Moskova’nın Avrupalı politikalarla doğrudan bağlantı kurmasına olanak tanıyor. Uzun vadede bu tür ağlar, Kremlin’in çıkarlarına hizmet eden lobi faaliyetleri için kullanılabilir. Ayrıca, Avrupa’dan gelen politikacılar, gazeteciler veya sivil toplum temsilcileri, bu tür ziyaretlerde Rus istihbaratının hedefi haline gelebilir. Bu durum, AB’nin karar alma süreçlerine sızma riskini artırıyor.
Kartheiser’in Güncel Girişimlerine Dair Şüpheler
Kartheiser’in Soğuk Savaş dönemindeki casusluk geçmişi, mevcut siyasi faaliyetlerinin masum bir “diyalog arayışı” olmadığını düşündürüyor. Onun adımları, yüksek risk taşıyan bilinçli bir siyasi aktivite olarak nitelendiriliyor. Analistler, Kartheiser’in temaslarının ve gezilerinin, Rus istihbaratının Avrupalı parlamenterler üzerinde etki kurması ve Kremlin yanlısı anlatıları yayması için bir kanal olarak kullanılabileceği uyarısında bulunuyor. Geçmişteki eylemleri göz önüne alındığında, St. Petersburg planının sadece bir toplantıdan ibaret olmadığı, aksine Avrupa-Atlantik güvenliğine yönelik daha geniş bir hibrit tehdidin parçası olduğu değerlendiriliyor.