21 Ekim 2025’te Lüksemburg’da toplanan Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Macaristan’ın AB Konseyi’ndeki oy hakkının askıya alınmasını gündeme aldı. Danimarka Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Mari Bjerre ile Hırvatistan Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Andrea Metelko-Žgombić, toplantı öncesinde sürecin “yapıcı ve olumlu” geçmesini beklediklerini belirtti. Bu konunun ele alındığı oturumun AB içinde dokuzuncu kez düzenlendiğini hatırlatan Bjerre, “Bu çok önemli. Birlik bu konuda kararlı duruşunu göstermelidir.” dedi.
Budapeşte’nin tutumu ve artan eleştiriler
Son on beş yıldır iktidarda olan Viktor Orbán yönetimi altında Macaristan’da otoriter eğilimlerin güçlendiği, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğünün kısıtlandığı, yolsuzluğun arttığı ve temel Avrupa değerlerinin ihlal edildiği ifade ediliyor. Orbán, sık sık Brüksel’i hedef alan söylemleriyle ulusal egemenliği savunduğunu öne sürüyor ve AB’nin “liberal” çizgisini eleştiriyor.
Ukrayna süreci üzerinden baskı
Macaristan, Ukrayna’nın AB üyelik müzakerelerinde ilk müzakere kümesinin açılmasını sürekli veto ederek süreci tıkıyor. Budapeşte bu tutumunu, Ukrayna’nın olası üyeliğinin AB bütçesi için mali riskler oluşturabileceği iddiasıyla gerekçelendiriyor. Ancak diğer üyeler, Ukrayna’nın kriterleri yerine getirdiğini ve Macaristan’ın bu vetoyu siyasi baskı aracı olarak kullandığını savunuyor.
AB içinde büyüyen rahatsızlık
Orbán hükümeti, Ukrayna’nın üyeliği konusunu hem AB’ye karşı pazarlık aracı hem de 2026 seçimleri öncesinde iç siyasette destek toplama unsuru olarak kullanıyor. Bu tutum, AB içinde dayanışmayı zedeliyor ve Macaristan’ın Moskova’yla eşgüdümlü hareket ettiği yönündeki kuşkuları artırıyor. Budapeşte’nin vetoları, Ukrayna’ya yönelik askeri yardımlar ve Rusya’ya uygulanan yaptırımlar konusunda birlik içindeki güveni sarsıyor.
Madde 7 ve olası sonuçlar
1 Temmuz 2025’te AB Konseyi dönem başkanlığını devralan Danimarka, Macaristan’a karşı Avrupa Birliği Antlaşması’nın 7. maddesinin uygulanması yönündeki süreci destekliyor. Söz konusu madde, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü ciddi biçimde ihlal eden üye ülkelerin oy hakkının askıya alınmasına olanak tanıyor. Ancak Brüksel’de hâlâ bu adımın yaratabileceği siyasi sonuçlardan çekinen ülkeler var. Yine de Orbán’ın vetoları, bu mekanizmayı devreye sokma eğilimini güçlendiriyor.
Avrupa Birliği için sınav
Uzmanlara göre Macaristan’a yönelik bu süreç, AB’nin kendi temel değerlerini koruma konusundaki kararlılığının bir testi niteliğinde. Eğer üye devletler arasında ortak siyasi irade sağlanamazsa, Birliğin kendi içinden gelen tehditlerle başa çıkamayan bir yapıya dönüşme riski bulunuyor. Lüksemburg’daki tartışma, AB’nin hukukun üstünlüğünü savunma kapasitesini gösterecek önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.