Karahantepe'de 12 Bin Yıl Önceki Beslenme Alışkanlıkları Aydınlatıldı

Karahantepe’de 12 Bin Yıl Önceki Beslenme Alışkanlıkları Aydınlatıldı

Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’nde Çarpıcı Buluntular

Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji girişimlerinden biri olan Taş Tepeler Projesi kapsamında Şanlıurfa’nın Karahantepe bölgesinde yürütülen kazılarda önemli buluntular elde edildi. Kazılar, şehrin en önemli arkeolojik alanlarından biridir.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Göbeklitepe’ye benzer yapılara sahip alanda, neolitik döneme ait 250’nin üzerinde “T” biçimli dikili taş ile insan figürlü üç boyutlu heykeller ve hayvan betimlemeleri keşfedildi.

Şehir merkezine 46 kilometre uzaklıktaki Tek Tek Dağları Milli Parkı’ndaki ören yeri, bilimsel araştırmaların yanı sıra ziyaretçi ilgisiyle de hızlı bir şekilde gelişiyor.

Taş Tepeler Koordinatörü ve Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, mayıs ayı sonuna doğru hazırlıkların tamamlanacağını ve kazılara yeniden başlanacağını açıkladı.

Prof. Dr. Karul, geçen yıl elde edilen verilerin laboratuvar arşivinde analizlerine devam ettiklerini, yeni bulguların beslenme alışkanlıkları üzerine olduğunu belirtti. Göbeklitepe ve Karahantepe’yi karşılaştırma fırsatı bulduklarını ifade etti.

Ceylan Eti ve Tahıllar

Karul, “Her iki yerleşmede de ağırlıklı olarak ceylan tüketimi izlerine rastladık. Ancak Göbeklitepe’de, yüksek ekolojik çeşitliliğin bulunduğu bölgelerde farklı hayvanların da tüketildiğini tespit ettik. Bitki kalıntıları açısından, tahılların yanı sıra baklagillerin de beslenmede önemli bir yer tutmuş olduğunu gözlemledik. Gelecek sezon bu verileri daha da derinleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Necmi Karul, Göbeklitepe’nin yerleşik hayatın başlangıcıyla tarihlenen yerleşmelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Buzul çağı öncesinde yerleşim beklemek doğru değil. İnsanların aynı noktada yaşamaları için yeterli kaynakların bulunması gerekir. Bu da yaklaşık 12 bin yıl öncesine dayanıyor ve Karahantepe de bu tarihlerde yerleşim görmeye başladı.” dedi.

“Dünyada bilinen yerleşik hayatın başlangıcıyla tarihlenen en anıtsal yerleşim yerleri buralar. Bu alanlar, 12 bin yıl öncesinin insanına sembolleriyle en çok yaklaşmamızı sağlıyor. O dönemdeki mühendislik ve sanatsal başarı, günümüzdeki birçok yerleşimden daha ileri düzeydedir.”

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Türkiye'nin F-35 Programına Dönüşü İçin S-400 Şartı Masaya Geliyor

Türkiye’nin F-35 Programına Dönüşü İçin S-400 Şartı Masaya Geliyor

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türkiye’nin F-35 alabilmesi…