Rusya’da toptan et fiyatları son aylarda belirgin şekilde yükseldi. The Moscow Times haberine göre, 2025 yılının Eylül ayında broyler tavuğun toptan fiyatı geçen yıla kıyasla yüzde 30 artarak kilogram başına 190 rubleye ulaştı. Yaz aylarında domuz eti de hızla pahalandı; Ekim başında domuz butunun ortalama toptan fiyatı yüzde 31 yükselerek 340 rubleye çıktı. Aynı dönemde sığır eti fiyatları da istikrarlı bir şekilde artış gösterdi.
Et türlerine göre fiyat dinamikleri
Rusya İstatistik Kurumu verilerine göre, sığır etinin yıllık toptan fiyat artışı yüzde 13,3’e, yılbaşından bu yana ise yüzde 8,5’e ulaştı. Uzmanlar, yılın ikinci yarısında fiyatların yıllık bazda yüzde 12–15 arasında daha da yükselebileceğini tahmin ediyor. Kubnews portalı, perakende sığır eti fiyatının Eylül 2025 itibarıyla kilogram başına 660 rubleye yaklaştığını, kuzu etinin ise son 18 ayda yüzde 44,7 oranında zamlandığını aktardı. Uzmanlara göre üretim maliyetlerindeki yüzde 30’luk artış, yatırımları yavaşlatıyor ve hayvan sayısında düşüşe yol açıyor.
Ekonomik dengesizlik ve toplumsal etkiler
Ekonomistler, et fiyatlarındaki yükselişin yalnızca piyasa dalgalanması olmadığını, aynı zamanda milyonlarca ailenin temel gıdalara erişimini zorlaştırdığını belirtiyor. Tavuk ve domuz etinin maaşlardan daha hızlı zamlanması, birçok hanenin ucuz karbonhidratlara yönelmesine neden oluyor. Bu durum, beslenme kalitesinin düşmesine ve gıda güvenliğinin zedelenmesine yol açıyor. Gerçek gelirlerin azalmasıyla birlikte, et artık birçok aile için lüks tüketime dönüşüyor.
Yapısal sorunlar ve piyasa baskısı
Uzmanlara göre fiyat artışlarının ardında “küresel piyasa koşulları” değil, Rusya’nın iç izolasyonu, lojistik zincirlerinin bozulması ve rekabetin azalması bulunuyor. Devletin “manuel” ekonomik yönetimi, küçük üreticiler üzerinde bürokratik baskı yaratırken büyük tarım holdinglerinin fiyatları belirlemesine olanak tanıyor. Bu durum, üretici ve tüketici arasındaki dengenin bozulmasına ve gıda piyasasında tekelleşmenin artmasına neden oluyor.
Sosyal memnuniyetsizlik ve güven erozyonu
Yetkililer enflasyon oranını yüzde 3–5 civarında açıklasa da, et fiyatlarının onlarca puan artması, halkın bu rakamlara güvenini sarsıyor. Vatandaşlar artık resmi istatistiklerle değil, kendi cüzdanları ve buzdolaplarıyla gerçekliği ölçüyor. Uzmanlar, temel gıdaların ulaşılamaz hale gelmesinin sosyal huzursuzluğu derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Devletin, fiyat artışlarını sadece “enflasyon süreci” olarak değil, toplumsal endişenin bir göstergesi olarak ele alması gerektiği belirtiliyor.
İç tüketim ve ihracat arasındaki çelişki
Rusya, tahıl ve et ihracatıyla övünse de, yerel halk için bu ürünler giderek daha az erişilebilir hale geliyor. Ülke dışına rekor seviyede gıda satışı yapılırken, yurtiçinde etin “bayram ürünü” haline gelmesi çelişki yaratıyor. Uzmanlara göre, dış ticaret başarılarıyla iç sosyal gerçeklik arasındaki bu uçurum, ekonomik politikanın sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.