Türkiye, köprü ve otoyollar gibi stratejik altyapıların özelleştirilmesi sürecine girdi. Ekonomist Atilla Yeşilada, bu durumu “Bir tüccarın ya da sanayicinin alacak senetlerini bankaya kırdırması” şeklinde değerlendirirken, özelleştirmelerin kapsamı giderek genişliyor.
2025 yılında, Çayırhan Termik Santrali’nden araç muayene istasyonlarına kadar yapılan özelleştirmelerle birlikte Türkiye, 1 milyar 918 milyon dolarlık özelleştirme geliri elde etti. 2002 yılından itibaren iktidarda olan AKP hükümeti, toplamda 66 milyar dolarlık özelleştirme gerçekleştirdi. Son olarak, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 9 ücretli otoyolun özelleştirilmesi için İngiltere ve Kanada merkezli şirketlere yetki verildi. 2026 yılı Orta Vadeli Programı’na göre özelleştirmelerden elde edilmesi beklenen gelir 185 milyar lira olarak öngörülüyor; 2 köprü ve 9 otoyol için hedeflenen fiyatın ise yaklaşık 155 milyar lira, yani 3.5 milyar dolar olacağı belirtiliyor.
7 MİLYAR $’IN ALTI İHANETTİ
Aralık 2012’de gerçekleştirilen özelleştirme ihalesi, toplam uzunluğu 1975 kilometre olan iki köprü ve sekiz otoyolu kapsıyordu. İhaleyi, 5 milyar 720 milyon dolarlık teklif veren Koç Holding ve Malezyalı UEM Grubu ile Ülker’e ait Gözde Girişim’in oluşturduğu konsorsiyum kazanmıştı. Ancak, söz konusu ihale iptal edilmiş ve dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, “7 milyarın (dolar) altı vatana ihanettir” ifadesini kullanmıştı. Şimdi ise yeniden satışa çıkarılan bu köprü ve otoyollar için öne çıkan tutar, 13 yıl önceye göre neredeyse yarı fiyatına gerilemiş durumda.
80 yıllık birikim 23 yılda gitti
Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Türkiye’nin ekonomi tarihi, ‘yapanlar’ ve ‘satanlar’ın eylemleri ile şekillendi. Özelleştirme süreci, dev işletmelerden kamuya ait mülklerin satışı ile, iktidar için ek kaynak sağlarken vatandaşa zamlar olarak yansıdı. Özelleştirme kapsamında, 2003-2025 yılları arasında satılan kamu mülkleri büyük bir merak konusu oldu. İşte bu süreçte gerçekleştirilen bazı büyük özelleştirmeler:
2003 – 2005
2003: SEKA’nın Balıkesir, Afyon, Kastamonu işletmeleri, TEKEL’in kaya tuzu tesisleri, Çeşme, Kuşadası, Trabzon ve Dikili limanları ve 277 taşınmaz gibi birçok varlık satıldı.
2004: Tekel’in alkol bölümü, Amasya Şeker Fabrikası, Çayeli Bakır İşletmeleri gibi pek çok kuruluş özelleştirildi.
2005: Türk Telekom, TEKEL’in sigara bölümü ve 120 taşınmaz gibi önemli kamu mülkleri el değiştirirken, ekonomik etkileri tartışma konusu oldu.
TEDAŞ’ın taşınmazları ve lojmanları
Özelleştirme sürecinin uzantısı olarak, İskenderun Limanı, Toroslar Elektrik ve çeşitli elektrik santralleri, kamuya ait pek çok taşınmaz ile birlikte satıldı. 2014-2018 döneminde, Muğla’daki termik santraller ve limanlar özelleştirilirken, bu süreç birçok sektörde devrim niteliğinde değişikliklere yol açtı.
Atatürk 14 yılda işte bu tesisleri kurdu
Sonuç olarak, Türkiye için kritik altyapıların özelleştirilmesi, uzun vadeli ekonomik planlamaların yanı sıra kamu yararını da etkileyecek bir süreç olarak dikkat çekiyor. Bu dönüşüm, gelecekteki ekonomik stratejilerin belirlenmesinde önemli bir rol oynamaya devam edecek.