Ekonomi Yönetimi Yeni Program Çağrısı Yapıyor: Hedefler Geride Kaldı, Revizyon Gerekli

Ekonomi Yönetimi Yeni Program Çağrısı Yapıyor: Hedefler Geride Kaldı, Revizyon Gerekli

Türkiye’de Ekonomik Görünüm ve Riskler Artıyor

Türkiye’de ekonomi yönetiminin “programımız dış şoklara karşı dayanıklı” söylemi, yılın ilk aylarında etkisini yitirdi. Orta Doğu’daki gerilimler, Türkiye’deki akaryakıt, lojistik ve gıda fiyatlarını uçurarak, enflasyon hedeflerinin tutmayacağı öngörülerini gündeme getirdi.

Ekonomist Deniz Eresen, enflasyon verilerinin mevcut hedeflerle uyumsuz olduğunu belirtti: “Yıl sonu enflasyon hedefi teknik olarak hala masada olabilir ama piyasa açısından artık bir çıpa değil. Hedefler ile gerçekleşmeler arasındaki makas açıldığında, beklenti yönetimi de zayıflar. Ocak ve şubat enflasyonu toplamda 7,95 seviyesinde. Özellikle petrol fiyatları enerji başta olmak üzere birçok mal ve hizmet grubunda yukarı yönlü baskı oluşturdu. Mart-Haziran dönemi de yüksek enflasyonla geçecektir. İlk altı aylık enflasyonun 18’in altında kalması pek mümkün görünmüyor. Bu durum yeni bir enflasyon programını zorunlu kılıyor.”

Eresen, fiyatlama davranışlarında kalıcılığın oluştuğunu ve aylık enflasyon patikasının hedeflerle örtüşmediğini ifade etti.

Cari Açıkta Riskler Büyüyor

Cari denge noktasında da risklerin arttığını belirten Eresen, enerji fiyatları ve dış ticaret dinamiklerinin etkisine dikkat çekti: “Küresel gelişmeler, özellikle enerji fiyatları ve jeopolitik riskler, cari açık üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor. Bu koşullarda mevcut cari açık hedeflerinin korunması oldukça zor. Ekonomi yönetimi açısından, en iyi giden parametre cari açıktı ancak yıl sonu itibarıyla 50 milyar dolar üzerinde bir açık öngörülüyor. Bu riski CDS göstergeleri de ortaya koyuyor; 200 seviyelerinden 275’lere çıkması alarmın kırmızı olduğunu gösteriyor.”

Eresen, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının da bu süreçte daha hassas hale geldiğini ifade etti.

Bütçede Denge Zorlaşıyor

Bütçe tarafında da benzer bir sıkıntı olduğuna dikkat çeken Eresen, gelir ve gider dengesindeki bozulmalara değindi: “Enflasyon yüksek kaldıkça harcama kalemleri büyüyor. Aynı zamanda ekonomik aktivitedeki yavaşlama vergi gelirlerini sınırlıyor. Bu iki etki birleştiğinde bütçe hedeflerinin sapması kaçınılmaz hale gelmektedir.”

Yeni Bir Ekonomik Çerçeveye İhtiyaç Var

Eresen, mevcut durumun sadece teknik bir revizyonu değil, daha kapsamlı bir yaklaşımı gerektirdiğini açıkladı: “Ekonomi yönetimi artık ‘hedef güncellemesi’ yapmakla yetinemez. Daha gerçekçi, piyasa ile uyumlu ve güven veren yeni bir program ortaya koymalı. Aksi halde hedefler açıklanır ama kimse inanmaz.”

Ekonomide güvenin en kritik unsur olduğunu belirten Eresen, “Rakamlar değiştirilebilir ama güven kolay inşa edilmez. Gerçekçi hedefler, şeffaf iletişim ve tutarlı politikalar olmadan ekonomik istikrar sağlanamaz.” ifadelerini kullandı.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Çin Tatbikatının Ardından Tayvan Sularında Gerginlik Devam Ediyor

Çin Tatbikatının Ardından Tayvan Sularında Gerginlik Devam Ediyor

Tayvan Yüksek Alarmda: Çin Tatbikatı Bölgedeki Gerilimi Artırdı Tayvan sahil güvenliği, adanın…