Orta Doğu’daki artan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel enerji tedarik zincirini ciddi şekilde etkiliyor. Asya, dünyanın en büyük enerji tüketicileri olarak tarihin en büyük zorluklarıyla yüz yüze geliyor. Enerji akışının kesilmesine karşı uzmanların değerlendirmelerine göre, ekonomik açıdan en savunmasız 10 ülke belirlenmiş durumda.
10. Singapur (Küresel Rafineri Merkezi)
Hürmüz Boğazı’ndan gelen ham petrolü işleyerek Asya ve Avustralya’ya yakıt sağlayan Singapur’un rafinerileri, üretim kapasitelerinde %40 ila %50 arasında bir düşüş yaşıyor. Bu kriz, bu küresel enerji merkezi için doğrudan bir tehdit oluşturuyor.
9. Tayvan (Çip Krizinin Eşiğinde)
Dünyanın gelişmiş çip üretim tesislerine ev sahipliği yapan Tayvan, petrol tüketiminin %62’sini ve LNG tüketiminin %8’ini Hürmüz Boğazı üzerinden sağlıyor. Enerji yoğun yarı iletken sanayisi, istikrarlı enerjiye ihtiyaç duyar; bu alandaki aksamalar yeni bir çip krizini tetikleyebilir.
8. Tayland (Makroekonomik Kırılganlık)
Nomura Bank analistlerine göre Tayland, sadece mutlak ithalat hacminde düşük olmasına rağmen Asya’nın en kırılgan ekonomisi konumunda. Enerjisinin %94’ünü fosil yakıtlardan sağlayan ve ithalatının yarısını Orta Doğu’dan temin eden ülke, %7,1 gibi yüksek bir enerji ticaret açığıyla karşı karşıya kalıyor.
7. Bangladeş (Tekstil Sektörü Tehlikede)
Bangladeş’in LNG ithalatının %60’ı Katar’dan geliyor. Depolama kapasitesi sınırlı olan ülke, tekstil endüstrisini korumak için acil önlemler almakta ve enerji tasarrufu adına üniversiteleri geçici olarak kapatma kararı almıştır.
6. Filipinler (Fiyat Şokuna Savunmasız)
MUFG Research’e göre, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, Filipinler’in cari açığını GSYİH’nin %0,4 ila %0,5 oranında artırmaktadır. Enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda, 2026 ekonomik büyümesi %1’den fazla düşme riski taşımaktadır.
5. Pakistan (Tarım ve Sosyal İstikrarsızlık)
Pakistan, LNG ithalatının neredeyse tamamını Katar’dan, ham petrolünün %90’ını ise Orta Doğu’dan alıyor. Ülkede, yaklaşan buğday hasadı öncesi dizel yakıt kıtlığı tarım sektörünü tehdit edebilir ve bu durum, gıda fiyatlarını artırarak sosyal istikrarsızlık yaratabilir.
4. Çin (Devasa Tüketim, Güçlü Rezerv)
Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin, yerli kömür üretimi ve büyük stratejik rezervleri ile krizde en aza inmeye çalışıyor. Ancak, ham petrol ithalatının %40’ının ve LNG’sinin %30’unun Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi, uzun vadede üretim maliyetlerini artıracak ve tedarik zincirini sarsacaktır.
3. Hindistan (Ekonomik Motor Yavaşlıyor)
Hindistan, dünya genelinde üçüncü büyük petrol ithalatçısı pozisyonunda. Hürmüz üzerinden gelen petrolünün yarısını ve LNG’sinin %53’ünü temin eden bu ülkenin enerji ticaret açığı GSYİH’nın %3,5’ine ulaşmış durumda. Fiyat şokları, Hindistan rupisini zayıflatacak ve yüksek enflasyon üzerinden ekonomik büyümeyi yavaşlatacaktır.
2. Güney Kore (Sanayi Modeli Sarsılıyor)
Güney Kore, enerji ticaret açığının GSYİH’sinin %5,7’si seviyesine ulaşarak önemli bir risk altına girdi. Ülke, ham petrolünün %70’ini ve LNG’sinin %20’sini Orta Doğu’dan alıyor. İhracata dayalı sanayi modeli baskı altındayken, Seul yönetimi tarihindeki ilk kez yakıt fiyatlarına tavan uygulaması getirmek zorunda kaldı.
1. Japonya (Mutlak Bağımlılık ve Küresel Şok)
Japonya, enerji bağımlılığının en yüksek olduğu ülke olarak listenin başında yer alıyor. Ham petrol ithalatının %90’ından fazlası Orta Doğu’dan, özellikle Suudi Arabistan ve BAE’den geliyor. Stratejik rezervleri bulunsa da, bu yüksek tüketim hızı, uzun süreli bir enerji ablakasının devasa ihracatçıları vuracağı anlamına geliyor. Japonya’nın durması, tüm dünya için eşi görülmemiş bir ekonomik şok yaratabilir.