Kırım’da akaryakıt krizi derinleşiyor
Rusya’nın ilhak ettiği Kırım’da akaryakıt tedariki kritik seviyeye düştü. Yerel yönetim, 31 Mayıs 2026 itibarıyla benzin dağıtımında karne sistemine geçti ve satışlara sıkı sınırlamalar getirdi. İlan edilen kısıtlamalara göre, AI-95 marka benzin yalnızca kupon karşılığında verilirken, AI-92’nin kişi başı günlük satışı 20 litreyle sınırlandırıldı. Öncelikli olarak belediye ve sosyal hizmet araçlarının akaryakıt ihtiyacı karşılanıyor.
Sözde Kırım Valisi Sergey Aksyonov, yaptığı yazılı açıklamada, “AI-95 benzin satış hacminin kişi başı günde 20 litreyi geçmemesine karar verdik. Kırımlılardan benzin stoku yapmamalarını ve araçlarını normal şekilde doldurmalarını rica ediyorum” ifadelerini kullandı. Ancak Aksyonov’un çağrıları ve “panik yapmayın” uyarıları, resmi kaynaklara duyulan güvensizlik nedeniyle halk ve turistler tarafından dikkate alınmıyor. Kırım Enerji ve Yakıt Bakanlığı’nın, akaryakıt bulunan 148 istasyonun listesini yayınlaması ise paniği daha da artırdı; çünkü söz konusu adreslerde benzin yalnızca özel araçlara kuponla veriliyor.
Kesintilerin temel nedeni, Ukrayna insansız hava araçlarının Rusya’nın rafinerilerine düzenlediği yoğun saldırılar ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin Kırım’a kara bağlantısını sağlayan federal R-280 “Novorossiya” karayolu üzerinde ateş kontrolü sağlaması. Reuters’ın verilerine göre, Mayıs ortasına kadar süren saldırılar sonucunda toplam kapasitesi günlük 238 bin ton olan rafineriler durdu. Bu miktar, Rusya’nın toplam petrol arıtma kapasitesinin dörtte birine denk geliyor. Rusya’nın orta kesimlerinde, Kirishi, Moskova, Nijni Novgorod, Ryazan ve Yaroslavl’daki tesislere yönelik saldırıların ardından petrol işleme neredeyse tamamen durma noktasına geldi.
Yerel yönetimin “bir ay içinde durumun istikrara kavuşacağı” yönündeki açıklamaları, krizin gerçek boyutunu gizleme girişimi olarak değerlendiriliyor. Benzin ve motorin sıkıntısı, Kırım’ın yanı sıra Zaporijya bölgesi ve sözde Donetsk Halk Cumhuriyeti’nde de karne ve limit uygulamalarına yol açtı. Rusya’nın rafineri yükleme oranı, 2009’dan bu yana en düşük seviye olan günlük 4,69 milyon varile geriledi. Bu rakam, geçen yıl yaşanan benzin krizinin bile altında.
Kırım’da benzin karnesi uygulaması, geç Sovyetler Birliği döneminden bu yana görülen en büyük benzer örnek olarak kayda geçti. Bu durum, lojistiğin kritik halde olduğunu ve ana akaryakıt sevkiyat yollarının bloke edildiğini teyit ediyor. Kırım Köprüsü üzerinden demiryoluyla tanker taşımacılığı sınırlıyken, kamyonlar için geçiş tamamen kapalı. Özel taşımacılar, devletin araçlarının imha edilmesi durumunda sigorta sağlamaması nedeniyle kara koridorunu kullanmayı reddediyor.
Yakıt sıkıntısı, Kırım’ı karayoluyla seyahat eden turistler için cazip olmaktan çıkardı. Rusya Turizm Endüstrisi Birliği basın sözcüsü Artur Abdühanov’un turistlere “önceden yakıt stoku yapmaları” tavsiyesi, hükümetin sorunu çözmekte aciz kaldığını ve riskleri vatandaşlara yüklediğini gösteriyor. Bunun sonucunda, insanlar Kırım Köprüsü’nden plastik bidonlarla yakıt taşıyarak güvenlik kurallarını ihlal ediyor; bu durum araç yangınlarına yol açma riski taşıyor.
Kremlin yanlısı uzman ve blog yazarı topluluğunun değerlendirmelerine göre, yarımadadaki durum “büyük çaplı bir felaket” olarak nitelendiriliyor. Kriz, yalnızca kritik yakıt kıtlığını değil, aynı zamanda ana lojistik koridorları ve bölgenin enerji sektörünü de tehdit ediyor. Turistlere kendi bölgelerinde kalmaları ve Kırım’daki gelişmeleri uzaktan izlemeleri öneriliyor.
Kupon ve 20 litrelik sıkı limitler, Kırım’ı geç Sovyet döneminin dağıtım sistemine geri döndürürken, Moskova’nın bölgeye temel ihtiyaçları sağlayamadığını ortaya koyuyor. Yetkililerin yarımadayı örnek bir bölgeye dönüştürme vaatlerinin aksine, savaş koşulları yaşamın her alanında bozulmaya yol açıyor. Yerel işletmeler, temel gelir kaynağı olan turist akınından tamamen mahrum kalarak iflasın eşiğine geldi.