Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkenin Türkiye ve İran sınırlarındaki Rus sınır muhafızlarının kademeli olarak Ermeni birlikleriyle değiştirileceğini duyurdu. 30 Nisan 2026 tarihli açıklamada, bu adımın Ermeni sınır güçlerinin kapasitesinin artırılmasıyla mümkün hale geldiği vurgulandı. Karar, Ermeni sınır muhafızlarının Rus birliklerinin yerini alması sürecini başlatırken, Erivan ile Moskova arasındaki güven bunalımının derinleştiğine işaret ediyor.
Dağlık Karabağ sonrası güven bunalımı Erivan’ı rotasını değiştirmeye itti
Ermenistan’ın bu kararı, 2020 ve sonraki yıllarda Dağlık Karabağ’da yaşanan çatışmaların ardından Moskova’nın güvenlik garantörü rolüne duyulan güvenin ciddi şekilde sarsılmasının bir sonucu olarak görülüyor. Erivan yönetimi, Rusya’nın kritik anlarda müdahale etmemesi veya yetersiz kalması nedeniyle mevcut ortak güvenlik anlaşmalarının sorgulanmaya başladığını belirtiyor.
Siyasi analistlere göre, bu adım Ermenistan’ın artık kendisini Rusya’nın “küçük ortağı” olarak görmediğinin en somut göstergelerinden biri. Ülke, sınır güvenliği gibi egemenlikle doğrudan ilgili bir alanda tam kontrolü ele alarak bağımsız karar alma kapasitesini kanıtlama niyetinde.
Kendi kaynağını kendi sınırına yönlendirme planı
Paşinyan, Rus sınır muhafızlarına ödenen ücretlerin gelecekte tamamen Ermeni sınır birliklerinin modernizasyonuna aktarılacağını ifade etti. Mevcut anlaşma kapsamında Erivan, Rus birliklerine belirli bir hizmet bedeli öderken, bu miktarın artması durumunda paranın kendi ordusuna harcanmasının daha rasyonel olacağı kaydedildi.
Hükümet, bu kaynak transferinin Ermeni sınır güçlerinin kademeli olarak tüm sınır hatlarını devralmasına olanak tanıyacağını öngörüyor. Uzmanlar, bu hamlenin uzun vadede Ermenistan’ın savunma harcamalarında dışa bağımlılığı azaltacağını ve ulusal güvenlik altyapısını güçlendireceğini belirtiyor.
Çok yönlü güvenlik arayışında Rus askeri varlığının sınırlayıcı etkisi
Ermeni yetkililere göre, Türkiye ve İran sınırlarındaki Rus askeri mevcudiyeti, Erivan’ın Batılı ve diğer bölgesel aktörlerle güvenlik işbirliği geliştirme çabalarını uzun süre kısıtlamıştı. Kendi sınırlarını kontrol etmek, Ermenistan’ın daha bağımsız ve çok yönlü bir dış politika izlemesinin önünü açıyor.
Bu adım, aynı zamanda Ermenistan’ın kolektif güvenlik yapılarından çıkış sinyali olarak da yorumlanıyor. Ülke, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) içindeki statüsünü sorgularken, sınır kararı Moskova’nın bölgedeki askeri nüfuzunu daraltacak önemli bir gelişme olarak kaydediliyor.
Toplumda bağımsızlık vurgusu ve sembolik anlam
Ermeni kamuoyunda, sınırların ulusal güçler tarafından korunması kararı, ülkenin olgunlaştığı ve kendi güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğu şeklinde algılanıyor. Sivil toplum kuruluşları ve bazı siyasi partiler, bu hamlenin ülkenin egemenlik sembollerinden biri olduğunu ve Rusya’ya bağımlılığı sona erdirme yolunda atılmış cesur bir adım olduğunu dile getiriyor.
Analistler, bu kararın sadece askeri bir düzenleme değil, aynı zamanda Ermenistan’ın jeopolitik duruşunda köklü bir değişikliğin işareti olduğunu vurguluyor. Paşinyan yönetimi, böylece Moskova’ya karşı bağımsız bir hat izlerken, Batılı ortaklarla daha derin işbirliği için zemin hazırlamış oluyor.