Arkeolojide Çığır Açan Keşif
Arkeoloji dünyası, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden yüzyıllar öncesine dair güçlü bir kanıtla sarsılıyor. Meksika’nın Toluca Vadisi’ndeki Calixtlahuaca bölgesinde yer alan bir Aztek gömü alanında bulunan “Tecaxic-Calixtlahuaca” başı, tarih kitaplarını yeniden yazmaya hazır bir bulgu olarak değerlendiriliyor. Pişmiş topraktan yapılmış bu heykel, belirgin Roma karakteristikleri taşıyarak antik çağda okyanus ötesi temas olup olmadığını sorguluyor.
1933’ten Günümüze
Her şey 1933 yılında arkeolog José García Payón’un yürüttüğü kazılarla başladı. Ancak buluntunun gerçek etkisi, New Mexico Üniversitesi’nden Dr. Romeo Hristov ve ekibinin modern incelemeleriyle ortaya çıktı. Hristov, 1990’lı yıllardan itibaren bu heykeli bilimsel bir “anomali” olarak tanımlayarak kökenini araştırmaya başladı. 2001 yılında yayımlanan raporlar, heykelin yaklaşık M.S. 200 yılına, Roma İmparatorluğu’nun zirve dönemine ait olduğunu doğruladı.
Heykelin Tarihi ve Önemi
Heykelin bulunduğu Aztek katmanı M.S. 1476 ila 1510 yılları arasını işaret ediyordu. Ancak Heidelberg Üniversitesi’nde gerçekleştirilen termolüminesans testleri, heykelin üretim tarihinin yaklaşık 2 bin yıl öncesine dayandığını ortaya koydu. Dr. Hristov, bu bulguyu Kolomb öncesi dönemde trans-atlantik bir temasın en güçlü fiziksel kanıtı olarak değerlendiriyor. Hristov’a göre, fırtınaya yakalanan bir Roma gemisinin Meksika kıyılarına sürüklenmiş olması ya da Akdenizli denizcilerin çok daha erken dönemde kıtaya ulaşmış olma ihtimali bulunuyor.
Geçmişle Bugünün Bağlantısı
Bilim dünyasında bazıları, heykelin sömürge döneminde buraya getirilmiş olabileceğini öne sürse de, Dr. Hristov, heykelin bozulmamış bir pre-kolombiyen tabakasında bulunduğunu vurguluyor. Heykelin Aztekler tarafından “egzotik bir kutsal emanet” veya “atalardan kalma bir miras” olarak saklandığı düşünülüyor. Arkeologlar, heykelin karakteristik sakallı yapısının ve saç stilinin M.S. 2. yüzyıl Roma sanatıyla birebir örtüştüğünü ifade ediyor.
Tarihi Yeniden Şekillendiren Keşif
Bu keşif, antik denizcilerin cesaretinin günümüzde düşündüğümüzden çok daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Dr. Romeo Hristov’un “Ancient Mesoamerica” dergisinde yayımlanan çalışmaları, bu küçük pişmiş toprak başının, okyanusun iki yakasını sandığımızdan bin yıl önce birbirine bağlayabilmiş olabileceğini gösteriyor. 1492 tarihi, artık yalnızca Kolomb’un keşfiyle değil, bu 2 bin yıllık Roma gizemiyle birlikte anılmaya mahkûm.