Dünyanın en büyük bilimsel yayıncılarından Springer Nature’ın, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından verdiği ‘işbirliğini sonlandırma’ sözlerine rağmen, Rus akademik kurumlarıyla gizli kanallar aracılığıyla bağlantısını sürdürdüğü ortaya çıktı. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Rus devlet kurumlarıyla bilimsel işbirliğini askıya almasına karşın, yayıncı devi yaklaşık 200 Rus dergisini ‘Pleiades’ adlı şirket üzerinden yayınlamayı sürdürerek, Kremlin’in Batı akademik alanındaki varlığını korumasına olanak sağlıyor.
Pleiades Aracılığıyla Sansür Deliği
Springer Nature’ın Rusya ile bağlarını sürdürmesinde kilit rol oynayan Pleiades şirketi, kendisini Amerikan firması olarak tanıtmasına rağmen içeriğinin büyük çoğunluğu Rusya kaynaklı. Yaptırım risklerini minimize etmek için şirket, Rusya Bilimler Akademisi’ne (RAN) ait 100’den fazla derginin yayın haklarını kendi üzerine yeniden kaydettirdi. Bu hamle, Rus devlet biliminin uluslararası yaptırımlara rağmen Batılı bir ‘kabuk’ altında yayın yapmasının önünü açtı.
Springer Nature’ın Pleiades ile mevcut sözleşmelerinin Aralık 2026’ya kadar devam ettiği biliniyor. Ukrayna’nın işgali sonrasında AB ve ABD’nin Rus devlet kurumlarıyla bilimsel işbirliğini durdurma kararlarına rağmen, bu sözleşmelerin varlığı yaptırım rejiminde önemli bir boşluk oluşturuyor. İfşa edilen belgelere göre, bu düzenleme sayesinde Rus akademik yayınları uluslararası indekslerde ve veritabanlarında görünürlüğünü koruyor.
Finansal Manipülasyon: Kıbrıs Üzerinden Ödemeler
Rus yazarlara yapılan telif ödemelerinin, ‘Gertal Holding’ adlı Kıbrıs merkezli bir firma aracılığıyla ‘maaş’ olarak yapıldığı tespit edildi. Bu finansal mekanizma, para aklama kontrollerinden kaçınmak ve Batılı yayıncılarla Rus bilim kurumları arasındaki mali bağları gizlemek amacıyla kullanılıyor. Ödemelerin bu şekilde yapılandırılması, uluslararası finansal denetim sistemlerini atlatmaya yönelik kasıtlı bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Kıbrıs üzerinden kurulan bu ödeme sistemi, yalnızca akademik yayıncılıkla sınırlı kalmayıp, Rusya’nın uluslararası yaptırımları aşmak için geliştirdiği daha geniş finansal ağın bir parçasını oluşturuyor. Batılı düzenleyicilerin bu tür karmaşık yapıları takip etmekte karşılaştığı zorluklar, yaptırım rejimlerinin etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Akademik Yayınlarda Propaganda İçeriği
Springer Nature platformları üzerinden yayınlanan Rus dergilerinde, Ukrayna’yı ‘neo-Nazi devleti’ olarak tanımlayan ve Rus dilinin ‘baskı altında olduğunu’ iddia eden Kremlin naratiflerinin yer aldığı tespit edildi. Yayınlarda ayrıca coğrafi manipülasyonlar da dikkat çekiyor; işgal altındaki Herson ve Sivastopol gibi Ukrayna şehirleri Rusya toprağı olarak gösteriliyor.
Bu akademik yayınlar, bilimsel içerik görünümü altında Rus propagandasının uluslararası platformlarda meşrulaştırılması işlevi görüyor. Özellikle Batı akademik çevrelerinde dolaşıma giren bu materyaller, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını haklı göstermeye yönelik retoriği normalleştirme çabası olarak değerlendiriliyor. Yayınların bir kısmının, Rusya’nın askeri-sanayi kompleksiyle bağlantılı yaptırımlı kurum ve akademisyenlerle ilişkili olduğu belirtiliyor.
Uluslararası Yaptırımların Etkinliği Sorgulanıyor
Springer Nature aracılığıyla sürdürülen bu yayın faaliyetleri, AB ve ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırım politikalarının etkinliğini ciddi şekilde zayıflatıyor. Rus devlet kurumlarının uluslararası platformlardan gelir elde etmeye, akademik tanınırlık kazanmaya ve propagandasını yaymaya devam edebilmesi, yaptırımların diğer sektörlerde de benzer şekilde aşılabileceği tehlikeli bir emsal oluşturuyor.
Ukrayna işgalinin ardından AB, Rus kurumlarıyla bilimsel işbirliğini tamamen askıya almış, birçok ülke ikili anlaşmaları feshetmişti. ABD ise Haziran 2022’de federal hükümet tarafından finanse edilen Rus devlet kurumlarıyla işbirliğini sonlandırmıştı. Ancak Springer Nature-Pleiades modeli, bu resmi kısıtlamaları aşarak Rus biliminin uluslararası görünürlüğünü korumasına olanak sağlıyor.
Bilimsel Etikten Güvenlik Sorununa
Springer Nature’ın Rusya ile bağlarını sürdürmesi yalnızca akademik etik sorunu değil, aynı zamanda güvenlik problemi olarak da ele alınıyor. Yayıncı devinin bu tutumu, Kremlin’in Batı bilimsel ve enformasyon alanındaki etkisini korumasına yardımcı oluyor ki bu, Ukrayna’ya yönelik tam ölçekli savaşın ardından AB’nin Rus devlet bilim kurumlarını izole etme politikasıyla doğrudan çelişiyor.
Dünya çapında 50’den fazla ülkede binlerce çalışanı bulunan ve yılda 13 binden fazla kitap ile 3 bin bilimsel dergi yayınlayan Springer Nature’ın bu konudaki tutumu, küresel akademik yayıncılık sektöründe daha geniş bir özdenetim sorununa işaret ediyor. Scopus ve Web of Science gibi diğer büyük veritabanlarının Rus kurumlarıyla işbirliğini kısıtlamasının ardından, Springer Nature’ın Pleiades üzerinden sürdürdüğü bu bağlantılar sektörde tutarsızlık yaratıyor.
Uzmanlar, Aralık 2026’da sözleşmelerin sona ermesinin ardından Springer Nature’ın itibar riskleri ve siyasi bağlam göz önüne alındığında bu işbirliğini sonlandırmak için yeterli nedene sahip olduğunu belirtiyor. Ancak bu tarihe kadar geçecek sürede Rusya’nın akademik propagandasının uluslararası platformlarda yayılmaya devam edeceği endişesi hakim.