Slovakya’nın en üst düzey anayasal yetkilileri, 10 Ocak 2026’da Ukrayna’ya yönelik ilave askeri desteğin sağlanmayacağı konusunda ortak ve ilkesel bir pozisyon benimsediklerini duyurdu. Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, Başbakan Robert Fico ve Ulusal Konsey Başkanı Richard Raši, askeri yardıma kapıyı kapatırken diğer iş birliği ve destek biçimlerinin tamamen dışlanmadığını vurguladı.
Açıklamalar, cumartesi günü yapılan ve ülkenin iç ve dış politika önceliklerinin ele alındığı ortak bir çalışma yemeğinin ardından geldi. Yetkililer, Slovakya’nın “kararlı koalisyon” kapsamındaki görüşmelere temsilci göndereceğini, ancak Ukrayna’ya yeni askeri katkı sunmayacağını netleştirdi. Bu yaklaşım, Bratislava’nın güvenlik politikasında belirgin bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
Hükümetin yaklaşımı ve diplomatik çerçeve
Slovak yönetimi, askeri desteğin yerine siyasi temaslar ve ikili hükümet görüşmelerine ağırlık verilmesini savunuyor. Bu çizgi, kolektif güvenlik mekanizmaları yerine daha dar ve ulusal önceliklere dayalı bir diplomasi anlayışını öne çıkarıyor. Başbakan Fico, daha önce de olası bir ateşkes ya da barış anlaşması sonrasında dahi askeri yardıma dönülmeyeceğini dile getirmişti.
Slovak basınında yer alan değerlendirmelerde, bu tutumun Ukrayna’ya yönelik en etkili destek araçlarından birinin devre dışı bırakılması anlamına geldiği vurgulanıyor. Karar, Ukrayna’ya askeri yardımın durdurulmasına ilişkin ortak açıklama başlığıyla kamuoyuna yansıdı.
Geçmiş destekler ve değişen politika
Slovakya, savaşın önceki aşamalarında Ukrayna’ya MiG-29 savaş uçakları, S-300 ve Kub hava savunma sistemleri, Zuzana 2 obüsleri, mühimmat ve çeşitli zırhlı araçlar dahil olmak üzere önemli askeri ekipman sağlamıştı. Ayrıca enerji altyapısına yönelik saldırılar sırasında elektrik tedarikiyle Kiev’e destek vererek, özellikle kış aylarında büyük kesintilerin önlenmesine katkıda bulunmuştu.
Hükümetin mevcut çizgisi, bu geçmiş politikalardan belirgin biçimde ayrılıyor. Askeri katkının kesilmesi, Ukrayna’nın savaş sonrası dönemde ek güvenlik garantilerinden mahrum kalabileceği yönünde endişelere yol açıyor. Buna karşın Bratislava, insani yardımlar ve sınırlı siyasi destek kanallarının açık tutulacağını ifade ediyor.
AB ve NATO bağlamında yansımalar
Slovak liderlerin söylemi, Rusya’nın sıkça dile getirdiği “askeri yardım barış getirmez” ve “yaptırımlar Avrupa’ya zarar veriyor” argümanlarıyla örtüşüyor. Bu durum, ülkenin Avrupa Birliği ve NATO içindeki stratejik uyumuna ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Benzer tutumların, kolektif karar alma süreçlerini zayıflatabileceği değerlendiriliyor.
Analistler, Slovakya ve benzeri pozisyon alan ülkelerin, Batı’nın birlik görüntüsünü sarsabileceğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşımın, Moskova tarafından Avrupa’daki görüş ayrılıklarını derinleştirmek ve ortak duruşu sorgulatmak amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor. Gelişmeler, Slovakya’nın Ukrayna’ya desteğine ilişkin bölgesel tepkiler çerçevesinde yakından izleniyor.