28 Ocak 2026’da Rus medyasında yer alan bilgilere göre, Rusya Federasyonu Başsavcılığı, ülkenin en büyük çimento üreticilerinden biri olan Novoroscement holdinginin devlet mülkiyetine geçirilmesi için dava açtı. Savcılığın başlıca gerekçesi, şirketin sahibi Lev Kvetnıy’nin İsrail ve Kıbrıs pasaportlarına sahip olması ve bu nedenle “stratejik öneme sahip” bir varlığı gerekli izinler olmadan kontrol ettiği iddiası oldu. Açılan dava, Rusya’da özel mülkiyetin hukuki güvencelerine dair yeni soru işaretleri doğurdu.
Novoroscement, güney ve Kuzey Kafkasya federal bölgelerindeki inşaat sektörünün çimento ihtiyacını büyük ölçüde karşılayan kilit bir tedarikçi konumunda bulunuyor. Holding bünyesinde Verkhnebakanskiy, Proletariy ve Pervomayskiy olmak üzere üç aktif fabrika faaliyet gösterirken, Oktyabr tesisinin üretimi 2016’dan bu yana durdurulmuş durumda. Şirketin toplam varlıklarının 45 milyar rubleyi aştığı, yıllık gelirinin ise yaklaşık 46 milyar ruble seviyesinde olduğu bildiriliyor.
“Stratejik sektör” gerekçesiyle mülkiyet tartışması
Başsavcılık, Kvetnıy’nin çimento sektöründe faaliyet gösterebilmesi için hükümet komisyonu ve Federal Antimonopol Servisi’nden izin almadığını öne sürüyor. Ayrıca holdingin yurt dışına yasa dışı sermaye çıkışı ve hisse işlemlerinde usulsüzlüklerle suçlandığı ifade ediliyor. Yetkililer, bu unsurların şirketin devlet lehine müsaderesini haklı kıldığını savunuyor.
Şirket cephesinden ise uzun yıllardır faaliyet gösteren, vergi ödeyen ve bölgesel istihdam sağlayan bir yapının, geriye dönük gerekçelerle hedef alınmasının hukuki öngörülebilirlik ilkesini zedelediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Sürece dair ilk bilgiler, Novaya Europe Telegram kanalında yayımlanan haberde kamuoyuna yansıdı.
Domodedovo benzeri bir senaryo endişesi
Dava, daha önce Moskova Domodedovo Havalimanı etrafında yaşanan süreci hatırlattı. O dosyada da savcılık, sahiplerin yabancı vatandaşlıkları ve kâr transferlerini gerekçe göstererek müdahalede bulunmuş, sonuçta havalimanı devletleştirilmiş ve ardından satış sürecine sokulmuştu. Novoroscement dosyasının benzer bir yol izleyebileceği yönündeki beklentiler, iş çevrelerinde belirsizliği artırıyor.
Kvetnıy’nin iş bağlantılarının Novoroscement ile sınırlı olmaması da dikkat çekiyor. Girişimcinin Vnukovo Havalimanı ile ilişkili yapılarla bağlantısı ve National Standard Bank’ın sahibi olması, devletin bu varlıkları da “stratejik” kapsamına alabileceği yönünde spekülasyonlara yol açıyor.
Artan devlet müdahalesi ve iş dünyası üzerindeki baskı
Uzmanlara göre Novoroscement vakası, Rusya’da devletin kârlı özel şirketleri bütçe ve kontrol aracı olarak görme eğiliminin bir parçası. Stratejik sektör tanımının giderek genişletilmesi, büyük ölçekli işletmeleri savunmasız hale getiriyor. Bu ortamda şirketlerin uzun vadeli yatırım planları yapmakta zorlandığı ve mülkiyet güvencesinin zayıfladığı değerlendiriliyor.
Son dönemde artan benzer davalar, Rusya’da özel sektörün devlet karşısındaki konumunun giderek daha bağımlı hale geldiğine işaret ediyor. Analistler, bu yaklaşımın kısa vadede kamu gelirlerini artırsa bile, uzun vadede yatırım iklimini ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileme riski taşıdığı görüşünde birleşiyor.