İsviçre’nin güvenlik kapasitesine dair itiraf
İsviçre’nin güvenlik kapasitesine dair itiraf

İsviçre’nin güvenlik kapasitesine dair itiraf

Neue Zürcher Zeitung’un 27 Aralık 2025 tarihli röportajında İsviçre Silahlı Kuvvetleri Komutanı Thomas Süssli, ülkesinin büyük ölçekli bir askeri saldırıya karşı kendini savunamayacağını açıkça kabul etti. Süssli, özellikle Rusya’dan kaynaklanan artan tehditler karşısında İsviçre’nin savunma harcamalarını artırması gerektiğini vurguladı ve mevcut askeri kapasitenin tehditleri uzaktan bertaraf etmeye ya da tam kapsamlı bir saldırıyı püskürtmeye yetmediğini belirtti. Bu açıklamalar, uzun süredir İsviçre kamuoyunda hâkim olan “tarafsızlık otomatik güvenlik sağlar” anlayışını sorgulatan nitelikte oldu.

Süssli ayrıca ordunun silah, teçhizat ve donanım alanında ciddi açıkları bulunduğunu dile getirdi. Ukrayna’daki savaş ve Rusya’nın Avrupa’yı istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerine rağmen, İsviçre toplumunun büyük bir kısmının kendisini çatışmalardan uzak görmeye devam ettiğini ifade etti. Ona göre bu algı tarihsel olarak da hatalı; tarafsız olup silahsız kalan birçok ülke geçmişte savaşların içine çekildi ve tarafsızlığın ancak savunulabilir olduğu sürece anlam taşıdığı gerçeği göz ardı edildi.

Tarafsızlık doktrininin yeniden tartışılması

Aralık 2025 başında İsviçre Parlamentosu, askeri politika açısından önemli bir karar alarak silah ihracatı ve yeniden ihracatına ilişkin katı kuralları gevşetti. Her iki meclisin de desteklediği bu reform, ağır uluslararası hukuk ihlallerinin yaşandığı olağanüstü durumlarda tarafsızlık ilkesi kapsamında istisnalara izin verilmesini öngörüyor. Savunma Bakanı Martin Pfister, bu adımın tarafsızlıktan vazgeçmek anlamına gelmediğini, ancak İsviçre’nin uluslararası hukukun ihlallerine kayıtsız kalamayacağını gösterdiğini savundu.

Buna karşın, savunma bütçesinin 2032’ye kadar yaklaşık yüzde 1 GSYH seviyesine çıkarılması planı dahi NATO standartlarının oldukça gerisinde kalıyor. Mevcut takvimle ordunun tam operasyonel kapasiteye ancak 2050 civarında ulaşabileceği öngörülüyor. F-35 alımları, bütçe aşımı ve mühimmat yatırımlarına dair tartışmalar da bu sürecin etkinliğini sorgulatıyor. Rusya’nın saldırgan politikası ise İsviçre gibi geleneksel olarak tarafsız ülkelerde bile güvenliğin statüye değil, gerçek askeri kapasiteye dayandığını acı biçimde hatırlatıyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Emeklilikte Mağduriyet: Ölümden Sonra Cenaze Yardımları Arasındaki Farklar Artıyor

Emeklilikte Mağduriyet: Ölümden Sonra Cenaze Yardımları Arasındaki Farklar Artıyor

Emekliler arasında yaşanan maaş farklılıkları, ölüm sonrası da geçerli olan cenaze yardımı…