Küresel Isınmayı Tehdit Eden Gülme Gazı Emisyonlarında Keskin Artış Gerçekleşti

Küresel Isınmayı Tehdit Eden Gülme Gazı Emisyonlarında Keskin Artış Gerçekleşti

Diş tedavisinde ağrıların hissedilmesini engellemek amacıyla kullanılan Gülme Gazı (Azot Oksit), dünya için sera etkisi yaratma konusunda karbonmonoksitten yüzlerce kat daha büyük bir tehlike oluşturdu. Araştırmalar, bu gazın karbondioksitten 300 kat daha güçlü olduğunu ve ozon tabakasını tahrip edici etkilerinin yanı sıra atmosferde 100 yıldan fazla kalabildiğini ortaya koydu. Karbonmonoksit ve metandan sonra üçüncü önemli sera gazı olan Gülme Gazı, miktarının az olmasına rağmen etkisi açısından daha büyüktür ve atmosferden uzaklaştırmak için mevcut bir teknoloji yoktur.

GÖZLERDEN KAÇAN TEHLİKE

Boston Üniversitesi’nden bilim insanları, bu gazın sanayi öncesi dönemden bu yana yaklaşık %25 oranında arttığını tespit etti. İsviçre’nin Basel Üniversitesi, “sera gazları arasında gözden kaçan ağır top” olarak tanımladığı Gülme Gazı’nın emisyonlarının 2020 ve 2021 yıllarında rekor seviyelere ulaştığını ve bu durumun başlıca nedeninin Çin olduğunu belirtti.

Çin’in tarım ve sanayi politikaları nedeniyle saldığı azot oksit emisyonları, dünya genelindeki bu tehlikeli gaz salınımının beşte birini oluşturmaktadır.

40 YILDA YÜZDE 40 ARTIŞ OLDU

Avrupa’da ise emisyon oranları %30 oranında düşüş göstermiştir. Bununla birlikte, N2O emisyonları son 40 yılda %40 oranında artış kaydetmiştir. Bu azot bileşenleri, gübreler ve hayvan gübresinin kullanımıyla topraklarda salınmaktadır. Emisyonlardaki bu keskin artışın ana sebebi insan faaliyetleridir ve bunun dörtte üçü tarımdan kaynaklanmaktadır.

Aşırı azot gübre kullanımı bu durumu tetiklemektedir. Bitkilerin azotu tam olarak emememesi sonucu fazla azot, toprağa, yeraltı sularına ve okyanuslara karışmakta; bu durum hava yoluyla daha geniş ekosistemlere yayılarak sera etkisini artırmaktadır.

KARADENİZ’DEKİ TABLO FARKLI

Zararlı N2O, Karadeniz’de de yüksek miktarlarda bulunmakta. Ancak burada özel bir durum yaşanmakta; derin, oksijensiz katmanlarda büyük miktarlarda azot oksit üretilmesine rağmen, bunlar atmosfere karışmamaktadır. Bu gaz, mikroorganizmalar tarafından yüzeye ulaşmadan önce parçalanmaktadır. Karadeniz’de doğa, biyolojik bir filtre işlevi görmektedir.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Bitlis'te 89 yaşındaki hasta için acil sağlık ekipleri seferber oldu

Bitlis’te 89 yaşındaki hasta için acil sağlık ekipleri seferber oldu

Bitlis’te 89 yaşındaki hasta için sağlık ekibi seferber oldu Bitlis’in Tatvan ilçesine…