Chapman’ın hikayesi, 13 yaşında ibuprofen almasıyla başlayan nadir bir bağışıklık tepkisi olan Stevens-Johnson sendromuyla başladı. Bu durum, cildin ve mukozaların bağışıklık sistemi tarafından saldırıya uğramasına yol açarak, göz yüzeylerinde ciddi yanık benzeri hasarlara neden oldu. Sonuç olarak, sol korneası tamamen tahrip oldu ve sağ gözündeki kornea görme yetisini büyük ölçüde kaybettirdi.
50’DEN FAZLA AMELİYAT GEÇİRDİ AMA GÖREMEDİ
Chapman, sonraki 20 yıl boyunca sağ gözüne 10 kornea nakli de dahil olmak üzere 50’den fazla ameliyat geçirdi. Buna rağmen, yapılan hiçbir girişim kalıcı görme sağlamadı. Doktorlar, en son çare olarak “göz içinde diş” ameliyatını önerdi.
1960’lardan beri bilinen bu yöntemde, hastanın kendi dişlerinden biri göz çukuruna yerleştiriliyor ve bu yapının üzerine ışığı içeri alacak bir plastik lens takılıyor. Korneası hasarlı, fakat retina ve optik siniri sağlam olan hastalar bu prosedüre uygun kabul ediliyor.
KENDİ DİŞİ GÖZÜNE YERLEŞTİRİLDİ
Live Science’ın haberine göre, ameliyatın ilk aşaması Şubat 2025’te Dr. Greg Moloney liderliğindeki ekip tarafından gerçekleştirildi. Chapman’ın köpek dişi, çevresindeki kemikle birlikte çıkarıldı, düzleştirildi ve ortasına plastik bir silindir yerleştirildi. Bu yapı, birkaç ay boyunca yanağına yerleştirildi ve çevresindeki yumuşak dokunun gelişmesi beklendi.
Haziran ayında diş, göz çukuruna yerleştirildi. Hem diş hem de çevresindeki doku hastanın kendi vücudundan alındığı için, vücudun bu yabancı maddeyi reddetme ihtimali oldukça düşüktü.
GÖRME YETİSİ ZAMANLA DAHA DA İYİYE GİTTİ
Ameliyatın ardından Chapman, hemen hareketleri algılamaya başladı ve zamanla görmesi keskinleşti. Ağustos 2025’te yapılan düzeltici bir ameliyat ve gözlük testlerinin ardından, Chapman’ın görme seviyesi 20/30’a ulaştı. Bu, mükemmel görüşe sahip birinin 9 metreden görebildiği nesneleri, onun 6 metreden görebilmesine eşdeğer.
Bu karmaşık işlem toplamda 12 saatten fazla sürüyor ve diş yanağa yerleştirildikten sonra dokunun gelişmesi için aylarca beklenmesi gerekiyor. Dünya genelinde çok az uzman tarafından uygulanan bu yönteme şimdiye kadar yalnızca birkaç yüz kişi ulaşabildi. Daha önce Avustralya, Almanya, Japonya, Hindistan ve ABD gibi ülkelerde gerçekleştirilen operasyon, artık Kanada’da da başarıyla uygulanmaktadır.