Katılımcıların bir kısmı genetiği değiştirilmiş domateslerden, diğer kısmı ise normal domateslerden yapılan çorbalar tüketecek. Hangi grupta bulunduklarını bilmeyecekler. Ayrıca her gönüllü, güneş ışığına maruz kalma düzeyini ölçmek için UV sensörü taşıyacak.
John Innes Centre araştırmacıları tarafından geliştirilen bu genetiği değiştirilmiş domatesler, meyve ve yapraklarında yüksek miktarda D vitamini öncülü biriktiriyor. Bu madde, ışığa maruz kaldığında D3 vitaminine dönüşme özelliği taşıyor.
İKİ YUMURTAYA EŞDEĞER
Her bir olgun domatesin, yaklaşık iki yumurta veya 28 gram ton balığı kadar D vitamini içerdiği belirtiliyor. Bu miktar, günlük beslenme yoluyla D vitamini takviyesi için dikkate değer bir potansiyel sunmaktadır.
D vitamini, kalsiyum ve fosfor emiliminde kritik rol oynuyor ve kemik, diş ile kas sağlığını koruyor. D vitamini eksikliği, depresyon, demans ve bazı kanser türleriyle ilişkilendiriliyor. Bu vitamin, güneş ışığıyla ciltte doğal olarak üretilebilmektedir, ancak özellikle kış aylarında ve bitkisel beslenen bireylerde yetersizlik sık görülüyor.
Proje lideri Cathie Martin, insanların genellikle vitamin takviyesi aldığını, ancak yeni ıslah teknikleri sayesinde taze besinlerin baştan itibaren mikro besinlerle zenginleştirilebileceğini belirtti. Martin, bu yaklaşımın toplum sağlığına katkı sağlayabileceğine vurgu yaptı.
Aynı araştırma ekibi daha önce de antioksidan bakımından zengin mor renkli genetiği değiştirilmiş domatesler geliştirmişti.