Szijjártó’nun açıklamaları AB’nin enerji politikası etrafında yeni tartışma başlattı
Szijjártó’nun açıklamaları AB’nin enerji politikası etrafında yeni tartışma başlattı

Szijjártó’nun açıklamaları AB’nin enerji politikası etrafında yeni tartışma başlattı

Budapeşte, Brüksel’in Rus enerji kaynaklarından kopma kararını eleştiriyor

Macaristan Dışişleri ve Dış Ekonomi İlişkileri Bakanı Péter Szijjártó, 27 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’nin Rusya’dan gelen petrol ve gaz akışını aşamalı olarak kesme kararını sert dille eleştirdi. Bakan, Brüksel’in “Avrupa enerji güvenliğini yok ettiğini” savunarak AB’nin kendi coğrafi ve altyapısal farklılıkları dikkate almadığını söyledi. Söz konusu değerlendirme özellikle enerji güvenliğinin tehlikeye atıldığı yönündeki yorumlarda öne çıktı.

Szijjártó, Macaristan’ın mevcut altyapısı ve konumu gereği Rus enerji kaynaklarından tamamen kopamayacağını belirtti. Bakan, Washington ile yapılan anlaşma sayesinde Macaristan’ın Rus petrol ve gazına yönelik Amerikan yaptırımlarından muaf tutulduğunu, bu durumun Donald Trump ve Viktor Orbán yönetimleri sürdükçe geçerli olacağını dile getirdi.

AB’nin Rus gazına son verme kararı ve artan siyasi gerilim

AB Konseyi, 20 Ekim 2025’te 1 Ocak 2026’dan itibaren Rus gazı ithalatını tamamen durdurma kararını onayladı. Brüksel’e göre bu politika, savaş bittikten sonra bile değişmeyecek ve Avrupa ülkeleri Rus enerji kaynaklarına geri dönmeyecek. Bu karar, Macaristan ile AB arasındaki mevcut gerilimleri daha da artırdı; Budapeşte, düzenlemenin iptali için AB’ye dava açacağını açıkladı.

Aynı dönemde ABD, Rus enerji devleri Rosneft ve Lukoil’e yaptırım uyguladı. Bu adım, Donald Trump’ın Moskova üzerinde ateşkes yönünde baskı kurma girişimlerinin sonuç vermemesi üzerine geldi. Orbán ve Trump, 7 Kasım’da Washington’da yaptıkları görüşmede Macaristan’a bir yıllık yaptırım muafiyeti sağlanması konusunda mutabakata vardı. Budapeşte, bu muafiyetin süresiz olduğunu savunuyor.

Macaristan’ın enerji bağımlılığı siyasi riskleri artırıyor

Rus enerji ihracatı, Kremlin’in savaş ekonomisinin temel finansman kaynağı olmaya devam ediyor. Bu nedenle AB, 2022’den itibaren Rus petrolü ve gazına yönelik bağımlılığı azaltmayı stratejik öncelik hâline getirdi. Ancak Macaristan ve Slovakya, Rus enerjisine en fazla bağımlı kalan iki ülke oldu: 2024’te Macaristan’ın gaz ithalatının yüzde 74’ü, petrol ithalatının ise yüzde 86’sı Rusya’dan geldi. Bu bağımlılık, Orbán hükümetinin Moskova karşısındaki manevra alanını büyük ölçüde daraltıyor.

Macaristan’da düşük enerji fiyatları, Rusya’dan alınan indirimli gaz ve petrol sayesinde korunuyor. Bu durum hükümete sosyal politikayı destekleme imkânı sağlarken aynı zamanda ülkenin dışa bağımlılığını artırıyor. Enerji maliyetlerindeki olası artış, Orbán’ın ve iktidardaki Fidesz’in 2026 baharındaki seçimlerde daha büyük baskı altına girmesine yol açabilir. Son kamuoyu yoklamalarında muhalefetteki Tisza hareketinin öne geçmesi de bunu doğruluyor.

AB içindeki ayrışma Brüksel’in birlik mesajını zayıflatıyor

Szijjártó’nun açıklamaları, Macaristan’ın Rus enerji kaynaklarına bağlılığını meşrulaştırma amacı taşıyan siyasi bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Bu söylem, Budapeşte’nin Moskova ile özel ilişkilerini koruma isteğini yansıtıyor ve AB’nin yaptırım politikalarındaki yeknesaklığı zedeliyor. Avrupa’daki birçok siyasi aktör, Macar hükümetinin tutumunu Birlik içi dayanışmayı zayıflatan bir çizgi olarak görüyor.

Uzmanlara göre düşük fiyat avantajı Orbán için siyasi bir araç olsa da bunun karşılığında Kremlin’in taleplerine daha duyarlı bir pozisyon alıyor. Macaristan’ın AB yaptırımlarını sık sık engellemesi, Ukrayna’ya askerî desteğe karşı çıkması ve Moskova yanlısı söylemleri öne çıkarması bu durumun göstergesi olarak görülüyor. Bu politika, Macaristan’ın AB içindeki güvenilirliğini aşındırıyor.

Enerji bağımlılığı Macaristan’ın uzun vadeli jeopolitik konumunu zayıflatıyor

Analistlere göre Rus enerji kaynaklarına aşırı bağımlılık, Macaristan’ın siyasi özerkliğini kısıtlıyor ve ülkeyi potansiyel baskılara açık hale getiriyor. Moskova’nın enerji sektörünü dış politika aracı olarak kullanma geçmişi göz önünde bulundurulduğunda, bu bağımlılık Budapeşte için stratejik zafiyet oluşturuyor.

AB 2027’ye kadar Rus gazını tamamen terk etmeyi planlıyor. Amerikan yetkilileri, Macaristan’ın yaptırım muafiyetinin yalnızca bir yıllık olduğunu teyit ederken, Budapeşte bu kararın kalıcı olacağını savunuyor. Enerji şirketi MOL, Hırvatistan üzerinden geçen Adriyatik boru hattı sayesinde Rus petrolüne olan bağımlılığın önemli ölçüde azaltılabileceğini açıklamıştı. Bu teknik imkânlar, Macaristan’ın enerji bağımsızlığının aslında gerçekçi olduğunu gösteriyor.

Ancak mevcut hükümet siyasi nedenlerle bu yönde adım atmıyor. Uzmanlar, Macaristan’ın uzun vadeli güvenliği için kaynak çeşitlendirmesine gitmesinin kaçınılmaz olacağını belirtiyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Bayram Tatili Nedeniyle Otoyollarda Yoğun Trafik Görülüyor

Bayram Tatili Nedeniyle Otoyollarda Yoğun Trafik Görülüyor

Bayram tatili dolayısıyla İstanbul ve çevre illerden memleketlerine ve tatil bölgelerine gidenlerin…