Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin etkisini aşındırmaya çalışıyor
Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin etkisini aşındırmaya çalışıyor

Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin etkisini aşındırmaya çalışıyor

Venezuela üzerinden diplomatik cepheleşme

24 Aralık 2025’te Khaama tarafından yayımlanan bir habere göre Çin ve Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ABD’yi Venezuela’ya yönelik yaptırımlar ve askerî baskı nedeniyle sert biçimde eleştirdi. Washington’un adımları “zorbalık”, uluslararası normların ihlali ve bölgesel istikrar için tehdit olarak nitelendirildi. Toplantı Caracas’ın talebiyle gündeme alınırken, Pekin ve Moskova tarafından desteklendi.

Rusya ve Çin, ABD’yi “ekonomik ve askerî saldırganlık”la suçlayarak egemen devletlerin iç işlerine karışmama ilkesinin ihlal edildiğini savundu. Moskova, Amerikan yaptırımlarının ve askerî hamlelerinin uluslararası hukukun temel prensipleriyle çeliştiğini ve “öngörülemeyen sonuçlara” yol açabileceğini vurguladı. Pekin ise Washington’un Venezuela’nın egemenliğini zayıflattığını ileri sürerek tek taraflı yaptırımların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

BM’deki bölünme ve veto diplomasisi

Büyük güçlerin BM platformunda ABD’yi açık biçimde eleştirmesi, Washington’un küresel liderlik algısını doğrudan etkiliyor. Güvenlik Konseyi’ndeki bu diplomatik cepheleşme, ABD girişimlerinin Rusya ve Çin vetosu nedeniyle daha sık tıkanmasına yol açıyor. Böylece Konsey, uzlaşma mekanizmasından ziyade jeopolitik rekabet alanına dönüşüyor.

Birleşik Rusya-Çin tutumu, yalnızca Venezuela meselesiyle sınırlı kalmıyor. Ukrayna, Tayvan ve Orta Doğu gibi başlıklarda da ABD’nin sunduğu taslaklar, Konsey ve Genel Kurul’daki görüş ayrılıkları nedeniyle yeterli destek bulamıyor. Bu durum, Washington’un kriz yönetiminde çok taraflı araçları kullanmasını giderek zorlaştırıyor.

Küresel Güney ve anti-Amerikan söylemin güçlenmesi

ABD’nin Venezuela’ya ait petrol tankerlerini engellemesi ve Karayipler’deki askerî varlığı, Latin Amerika’da anti-Amerikan duyguları besliyor. Rusya ve Çin, bu tepkileri BM kürsüsünde meşrulaştırarak Washington’un politikalarını “sömürücü” ve “istikrarsızlaştırıcı” olarak çerçeveliyor. Yaptırımların Venezuela halkına verdiği zarar vurgusu, ABD karşıtı söylemin temel argümanlarından biri haline geliyor.

Küresel Güney’de yer alan birçok ülke, tek taraflı yaptırımlara ve askerî baskıya giderek daha açık biçimde karşı çıkıyor. Bu eğilim, Moskova ve Pekin’in BM’deki manevra alanını genişletirken, ABD’nin uluslararası destek tabanını daraltıyor. Sonuç olarak BM, büyük güçler arasındaki nüfuz mücadelesinin merkez sahnesine dönüşüyor.

ABD için çok boyutlu bir meydan okuma

Rusya ve Çin’in BM zemininde ortak diplomatik platformlar kurması, ABD’nin küresel etkisini sınırlamaya yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olarak görülüyor. Bu iki aktör, veto gücü ve söylemsel baskı yoluyla Washington’un karar alma kapasitesini aşındırmayı hedefliyor. Böylece ABD’nin uluslararası düzenin “garantörü” rolü sorgulanır hale geliyor.

Ortaya çıkan tablo, ABD’yi hassas bir dengeye zorluyor: bir yandan kendi çıkarlarını savunmak, diğer yandan da uluslararası meşruiyetini ve müttefik desteğini korumak. Güvenlik Konseyi’ndeki derinleşen ayrışma, bu dengeyi giderek daha kırılgan hale getiriyor ve küresel diplomatik rekabeti keskinleştiriyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Burdur'da 'dur' ihtarına uymayan sürücüye 400 bin TL ceza kesildi

Burdur’da ‘dur’ ihtarına uymayan sürücüye 400 bin TL ceza kesildi

Burdur’da Motosikletli Sürücü, ‘Dur’ İhtiarına Uymayıp Kazaya Neden Oldu Burdur’un Bahçelievler Mahallesi’nde,…