Macaristan Başbakanı Viktor Orban, ülkesinin ABD’nin Rus petrol şirketlerine yönelik yeni yaptırımlarını nasıl aşabileceğini araştırdığını söyledi. Orban, Reuters’a yaptığı açıklamada, konuyu enerji devi MOL Group ile görüştüğünü belirterek, “Bu yaptırımları nasıl aşabileceğimizi çalışıyoruz” dedi. ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi, Rusya’yı Ukrayna’daki savaşı sonlandırmaya zorlamak amacıyla ilk kez sert enerji yaptırımları uygulamıştı. Bu önlemler, “Lukoil” ve “Rosneft” gibi Rus petrol devlerini ve bunların bağlı ortaklıklarını kapsıyor.
MOL’un Rus petrolüne bağımlılığı
Macar enerji şirketi MOL’un Macaristan ve Slovakya’daki rafinerileri, yıllık 14,2 milyon tonluk kapasitesinin büyük bölümünü “Druzhba” boru hattı üzerinden taşınan Rus petrolüyle karşılıyor. Geçen yıl Ukrayna’nın “Lukoil”e yaptırım uygulaması sonucu MOL tedarik sıkıntıları yaşamıştı. Şirket yılda yaklaşık 5 milyon ton, yani ayda ortalama 400 bin ton Rus petrolü ithal ediyor. Buna rağmen Orban hükümeti, Avrupa Birliği’nin çağrılarına karşın enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye dönük somut adımlar atmadı.
AB ile gerilim ve Moskova’ya yakınlık
Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşına rağmen Orban, Moskova ile yakın ilişkilerini sürdürüyor. Macaristan, Brüksel’de Ukrayna’ya desteği ve Kremlin’e yönelik yaptırımları güçlendirmeye dair kararları sık sık engelliyor veya geciktiriyor. Bu tutum, ülkenin Avrupa içinde giderek yalnızlaşmasına ve Rusya’nın “AB içindeki müttefiki” olarak görülmesine yol açıyor. ABD’nin yaptırımlarını aşma çabası da Orban’ın Batı ile artan gerilimini daha da derinleştiriyor.
İç politika ve seçim hesapları
Orban hükümetinin Rusya’dan gelen ucuz enerjiye bağımlılığı, 2026’daki parlamento seçimleri öncesinde iç politikada önemli bir araç olarak görülüyor. Düşük enerji fiyatları, iktidardaki Fidesz partisinin seçmen desteğini korumasına ve “sosyal istikrar” mesajı vermesine olanak tanıyor. Ancak bu politika, ülkenin enerji güvenliğini zayıflatıyor ve Kremlin’e karşı siyasi kırılganlığı artırıyor. ABD Başkanı Trump, eylül ayında Orban’a Rus petrolünden vazgeçme çağrısı yapmış, ancak Macar Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, “jeopolitik ve fiziksel nedenlerle” buna karşı çıkarak Rusya’yı “güvenilir bir ortak” olarak nitelendirmişti.
Alternatif yollar kullanılmıyor
Macaristan, Adriyatik kıyısındaki Omišalj terminaline bağlı Hırvat “Adria” boru hattı aracılığıyla Rusya dışı petrolü ithal etme kapasitesine sahip olmasına rağmen bu rotayı sınırlı ölçüde kullanıyor. Bükreş ve Brüksel, uzun süredir Budapeşte’yi enerji tedarikini çeşitlendirmeye çağırıyor. Ancak hükümetin mevcut politikası, ülkeyi ekonomik olarak Rusya’ya bağımlı hale getirirken, Moskova’nın AB içindeki etkisini güçlendirmesine de katkıda bulunuyor. Böylece Kremlin, enerji bağımlılığı üzerinden Avrupa’nın yaptırım birliğini zayıflatma fırsatı buluyor.
Orban, yaptırımların uygulanmasıyla ülkesinin enerji güvenliği arasında sıkışmış durumda. Ancak Washington ve Brüksel, Budapeşte’nin Rus petrolüne olan bağımlılığının sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir risk oluşturduğunu açıkça dile getiriyor.