Özgür Özel’in Eleştirileri ve Soruşturma Süreci
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri çerçevesinde İstanbul’un Ümraniye ilçesinde halka seslendi. Konuşmasında iktidara ve yargı mensuplarına yönelik sert eleştirilerde bulunan Özel, ifadelerini şiddetlendirdi.
BAŞSAVCI GÜRLEK’İ HEDEF ALDI
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dolaylı olarak hedef alarak, “Bundan sonra etrafındakilere talimat verdiğinde bizimle uğraşan itine köpeğine sahip çık”
SORUŞTURMA AÇILDI
Bu ifadelerinin ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Özgür Özel hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı.
ÖZGÜR ÖZEL’DEN GERI ADIM
Soruşturma sonrası geri adım atan Özel, sözlerinin hakim ve savcılara yönelik olmadığına dair açıklamalar yaptı. “Ben lafı ortaya söyledim, hakim ve savcılara söylemedim.”
“Ben savcıyı eleştirdim sonra döndüm, Erdoğan’a ‘etrafına sahip çık, Dilek Hanım’a çocuklara çok çirkin hakaretler ediliyor’ dedim. Ben ortaya söyledim. Üstüne alınana bak. Dilek Hanım’a ve çocuklara hakaret edenler için söyledim. Bize söyledi diyorlar, oysa lafı ortaya söyledim.”
ERSAN ŞEN: “BU MUHALEFET HATALI, KAZANDIRMAZ”
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, Ensonhaber YouTube kanalında yaptığı açıklamada, Özgür Özel’in İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek üzerinden yürütülen eleştirileri kan davasına dönüştürdüğünü, bunun muhalefete fayda sağlamayacağını vurguladı:
“Özgür Özel, İstanbul Başsavcısı Sayın Akın Gürlek üzerinden birtakım iddiaları gündeme getiriyor. Bu muhalefet şekli hatalı; kazandırmaz. Siz bir iddia ortaya atıyorsunuz; Başsavcı devlete, kamuya ait bir şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görünüyor. Bu iddia… Bunu ilgili yerlere verdin mi? Tamam. Sen bunu kişiselleştirme, kan davasına çevirme. Doğrudur, yanlıştır; araştırılır ve bakılır.”
“AİLE, KİŞİNİN ŞAHSİYETİ HEDEF ALINMAZ”
“Bakan yardımcısı olarak yaptığı dönemde hakim veya Cumhuriyet savcısı değil. Hakimlik ve savcılıktan çekiliyor. Bakan yardımcısı, istisnai memur statüsüne geçiyor. Bakan yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde İstanbul Başsavcısı hakim ve Cumhuriyet savcısı statüsünde değil. Bunun kaçağı, göçeği olmaz ki; bakarsın, incelersin. Mesele kan davasına dönüştürülmüş durumda. Aile, kişinin şahsiyeti hedef alınmaz.”