DEM Parti Grup Başkanvekili Kılıç Koçyiğit’ten Sert Eleştiriler
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı basın toplantısında, bu hafta Genel Kurul’a gelecek Suriye, Irak ve Lübnan tezkereleri ile gündemdeki 11. Yargı Paketi taslağına yönelik eleştirilerini dile getirdi.
“BU TASLAĞIN RESMİLEŞMESİNİ DAHİ KABUL ETMİYORUZ”
Koçyiğit, henüz resmi bir statü kazanmamış olan 11. Yargı Paketi taslağının sızdırılması konusunu da eleştirerek, hükümete tepki gösterdi:
Bu, AK Parti’nin klasik taktiğidir. Önce taslağı sızdırırlar, kamuoyunun tepkisini ölçerler, sonra yasayı Meclis’e getirirler. Ancak biz bu taslağın resmileşmesini dahi kabul etmiyoruz. İnsan haklarına aykırı bir düzenleme ile karşı karşıyayız.
“TASLAK, İNSAN HAKLARINA VE EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI”
Koçyiğit, taslakta yer alan “biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışlara üç yıla kadar hapis cezası” maddesine de tepki gösterdi ve bunun ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit olduğunu vurguladı:
Bu düzenleme, LGBT+ bireyler başta olmak üzere toplumsal cinsiyet kalıplarına uymayan herkesin yaşamını cezalandırma potansiyeli taşıyor. Uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’ya aykırıdır. Bu nedenle biz, daha resmileşmeden bu teklife muhalefet etmeye başlıyoruz.
“EŞİTLİK, BENZER OLANLARIN DEĞİL, TÜM YURTTAŞLARIN HAKKIDIR”
Koçyiğit, hükümeti uluslararası hukuk ve insan hakları standartlarına uymaya çağırarak sözlerini şöyle sürdürdü:
Eşit yurttaşlık, sadece birbirine benzeyenlerin değil, her bir varoluşun hakkıdır. Bu ilkeyi ihlal eden her adım, insan haklarına aykırıdır. Bu sızan taslak resmileşmeden reddedilmelidir.
“SAVAŞ TEZKERESİ SÜREÇLE UYUŞMUYOR”
Koçyiğit, hükümetin Genel Kurul gündemine yeniden bir savaş tezkeresi sunmasına da tepki gösterdi:
Tam da barışı, silahsızlanmayı ve çatışmasızlığı konuştuğumuz günlerde, iktidarın yeni bir savaş tezkeresi getirmesini doğru bulmuyoruz. Bu tezkereyle Türkiye’nin hem Suriye’de hem Irak’ta asker bulundurmasının süresi uzatılmak isteniyor. Bu, başka ülkelerin iç işlerine müdahaledir; meşru da değildir, hukuki de.
DEM Partisi’nden Koçyiğit, tezkerenin yürütülen süreçle “uyumsuzluk içinde” olduğunu vurguladı ve Türkiye’nin bölgeye yönelik güvenlik politikalarının sorunları çözmekten ziyade daha da derinleştirdiğine dikkat çekti.
“HALKLARIN GEREKSİNİMLERİ ESAS ALINMALI”
Tezkere metninde yer alan “Suriye yönetiminin gereksinimleri” ifadesine eleştiride bulunan Koçyiğit, şu soruyu yöneltti:
Dikkate alınması gereken Suriye yönetiminin mi, yoksa orada yaşayan Kürt, Arap, Ezidi, Dürzi halklarının mı gereksinimleridir? Bizim açımızdan esas olan, demokratik ve birleşik bir Suriye’nin inşasıdır.
Koçyiğit, Türkiye’nin Suriye politikasının “aşırı müdahaleci” olduğunu ve bu yaklaşımın bölge halklarının iradesine zarar verdiğini savundu.
“SAVUNMA HARCAMALARI BÜTÇENİN YÜZDE 11,4’Ü”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelecek 2026 bütçesine de değinen Koçyiğit, savunma harcamalarının büyüklüğüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
Bütçe açığı 2 trilyon 713 milyar TL. Faiz giderleri 2 trilyon 742 milyar TL. Savunma harcamaları ise 2 trilyon 155 milyar TL, yani giderlerin yüzde 11,4’ü. Eğitim, sağlık ve refah yerine silaha bütçe ayrılıyor. Bu ülkenin çocukları okulda temiz suya erişemiyor ama savunma bütçesi büyüyor. Savaşta değiliz deniyor ama bütçemiz savaş bütçesi.