CHP’de Hukuki Çekişmeler Derinleşiyor
Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuki karmaşası devam ediyor. Parti içindeki taraflar, yargısal ve mevzuatsal adımlarla birbirlerini geriletmeye çalışıyor.
CHP çevreleri bu duruma “şaşırmış gibi” görünse de, aslında parti içindeki çatışmalara aşina bir yapı söz konusu. Tarihinin büyük bir bölümünde iç çekişmelerle anılan CHP’nin, yargının devreye girdiği durumlar daha önce de yaşanmıştı.
1970’lerin Efsane Kapışması
Türk siyasi tarihinin en ünlü çatışmalarından biri, 1970’li yıllarda CHP Genel Başkanı İsmet İnönü ile Genel Sekreter Bülent Ecevit arasında yaşandı. O dönemde CHP yandaşı basının “baba-oğul gibiler” şeklindeki haberlerine rağmen, iki lider arasında gizli bir mücadele sürüyordu.
Mücadelenin tırmanışa geçmesi, 12 Mart 1971 Muhtırası ile oldu. “Ortanın solu” retoriğiyle Ecevit, “tutucu” İnönü’yü rahatsız ediyordu. Ecevit, muhtıra sonrası, “12 Mart ortanın solu hareketine yapıldı.” diyerek, darbe yönetimine bakan verilmemesini talep etti. İnönü, asker yanlısı tutumuyla hükümete CHP’li isimlerden bakan atayınca, Ecevit partideki görevinden istifa etti.
İnönü ve Ecevit Arasındaki Hukuki Mücadele
İstifanın ardından partide kurultay toplama savaşı başladı. İnönü, Ecevit’in seçtiği Kamil Kırıkoğlu’nu genel sekreterlik görevine getirdi. Ancak Kırıkoğlu’nun da Ecevit yanlısı olduğu anlaşılınca, her iki kanat da kurultay için mahkemelerde “mutlak butlan” talepli davalar açtı.
CHP Genel Merkezi’ndeki Çatışma
Ulus Rüzgarlı Sokak’taki CHP genel merkezi, iki lider etrafında bölünmüştü. Alttaki İnönü, Ecevit’in etkisini azaltmak için planlar yapıyordu; üst katta ise Ecevit, kurultay girişimlerini engellemeye çalışıyordu.

Delegelere Sunulan Seçenek
Kurultay sürecinde, taraflar mahkemelerden “mutlak butlan” kararı almaya çalışırken, aynı zamanda kurultayı toplama girişimlerine de yönelik çabalar sürüyordu. Sonuç olarak, 6-7 Mayıs 1972’de CHP’nin 5. Olağanüstü Kurultayı toplandı. İnönü, kalp spazmı geçirerek erken ayrıldı; döndüğünde ise delegelere “Ya ben, ya Bülent!” dedi. Delegelerin çoğunluğu Ecevit’i tercih edince, İnönü partiden istifa etti.
Deniz Baykal ve CHP’nin Sahiplik Mücadelesi
1972’deki bu kırılmanın ardından, CHP’nin hukuki süreçleri devam etti. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası parti kapatıldı ve mal varlığına el kondu. 1992’de eski isimlerle parti açma kanunu çıkarılınca, CHP’nin siyasi mirasıyla ilgili mücadele başladı. Bu süreçte, Deniz Baykal, Ecevit ve Erdal İnönü arasındaki davalar sonucunda, mahkeme Baykal’ın lehine sonuçlandı.
Sarıgül ve İnce’nin Çekişmeleri
Deniz Baykal döneminde Mustafa Sarıgül’ün genel başkan adayı olması yeni bir hukuki süreci tetikledi. Baykal, Sarıgül’ü disipline sevk etti; Sarıgül, mahkeme kararıyla partiden ihraç edildi. Muharrem İnce ise 2018 seçimlerinde olağanüstü kurultay için imza topladı ancak girişimi engellendi ve nihayetinde CHP’den istifa ederek Memleket Partisi’ni kurdu.

Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in Kurultay Mücadelesi
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e karşı kaybettiği Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultay öncesinde de benzer bir durum yaşandı. Kılıçdaroğlu taraftarı, İstanbul İl Başkanlığı için yapılan seçimlerde usulsüzlük iddialarıyla mahkemelere başvurdu, fakat kurultay tarihine kadar olumlu bir sonuç elde edemediler.
