Macar Dışişleri Bakanı’nın Tartışmalı Açıklamaları AB’nin Doğu Komşuları Politikasında Krize Yol Açtı
Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó’nun Gürcistan mevkidaşı Maya Bitsorişvili ile yaptığı ortak basın toplantısında sarf ettiği sözler, Avrupa Birliği’nin genişleme stratejisinde yeni bir diplomatik krizi tetikledi. Szijjártó, Avrupa Birliği’nin Gürcistan’ı üyelik sürecinde mesafeli tutmasının “büyük bir hata” olduğunu belirterek, Gürcistan ile yürütülen müzakerelerin Ukrayna’dan çok daha faydalı olduğunu iddia etti. Macar diplomat, yeni dünya düzeninin “egemenliğe özel önem veren, kendi ülkesinin iç işlerine müdahaleye izin vermeyen devletlerin egemenliğini ve bağımsızlığını koruma fırsatı yaratacağını” öne sürdü ve bu devletlerin Macaristan ile Gürcistan olduğunu vurguladı.
Szijjártó’nun bu açıklamaları, Gürcistan’da 2012’den bu yana iktidarda olan ve Rusya yanlısı eğilimleriyle bilinen “Gürcü Rüyası” partisi liderliğindeki hükümetin Avrupa entegrasyon sürecinden uzaklaşması bağlamında değerlendiriliyor. Ülkede demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, yolsuzluğun artması ve Avrupa değerlerinden sapma olarak nitelendirilen gelişmeler, Brüksel’in Tiflis ile ilişkilerini giderek geriyor.
Avrupa Komisyonu Raporları Gürcistan’ın Demokratik Gerilemesini Belgeliyor
Avrupa Komisyonu’nun Kasım 2025’te sunduğu genişleme raporu, Gürcistan’ın demokrasiden uzaklaşmasını eleştirerek bu ülkenin Avrupa yolunun fiilen askıya alındığını duyurmuştu. Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı sunumda Gürcistan’ı “sadece ismen aday ülke” olarak tanımlamış ve ülkedeki reform sürecinin durma noktasına geldiğini vurgulamıştı. Raporda, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanlarında ciddi gerilemeler kaydedildi.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2025 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’nde Gürcistan’ın konumunun daha da kötüleştiği belirtiliyor. Sivil toplum örgütleri, ülkede devlet kurumlarında yapısal yolsuzluğun arttığına ve hesap verilebilirlik mekanizmalarının zayıfladığına dikkat çekiyor. Bu veriler, Macaristan’ın Gürcistan’ı “örnek aday” olarak sunma çabalarının Brüksel’in resmi değerlendirmeleriyle çeliştiğini ortaya koyuyor.
Ekonomik Bağımlılık: Gürcistan ve Macaristan’ın Rusya ile Bağları
Analistler, her iki ülkenin de Rusya’ya ekonomik ve enerji alanında önemli bağımlılıklarının olduğunu vurguluyor. Gürcistan’ın tahıl ve petrol ürünlerinin yüzde 95’ini, doğalgaz ve ham petrolü Rusya’dan ithal ettiği belirtiliyor. Gürcü şarabı ve narenciye ihracatının büyük bölümü de Rus pazarına bağımlı durumda. Daha da önemlisi, Gürcistan topraklarının beşte biri Rusya tarafından fiilen işgal altında bulunuyor, bu da Moskova’nın Tiflis üzerinde ek baskı araçlarına sahip olduğu anlamına geliyor.
Macaristan ise Rus enerji şirketi Gazprom ile uzun vadeli sözleşmeleri bulunması nedeniyle enerji alanında Moskova’ya bağımlılığını sürdürüyor. Budapeşte yönetimi, bu sözleşmeleri gözden geçirme niyetinde olmadığını açıkça beyan etmiş durumda. Uzmanlar Macaristan’ın Gürcistan’ı destekleme çabasını kendi Rusya politikasının bir uzantısı olarak değerlendiriyor.
AB Yaptırımlarını İhlal Eden Gürcistan’ın “Gölge Filo” Krizi
Gürcistan’ın Avrupa Birliği yaptırımlarına uymadığı bir diğer alan ise Rusya’nın “gölge filosu” ile ilgili operasyonlar. AB, Rus petrolünü taşıyan ve yaptırımlardan kaçınmak için bayrak değiştiren tankerlerin Gürcistan’ın Kulevi limanını kullanması nedeniyle bu limana yönelik yaptırım uygulama hazırlığı yapıyor. Transponderleri kapalı halde Karadeniz’de seyreden bu gemilerin düzenli olarak Kulevi Limanı’nda kaydedildiği belirtiliyor.
Brüksel, Gürcistan’ın yaptırım rejimini ihlal eden bu faaliyetlere göz yummasını ciddi bir güven sorunu olarak değerlendiriyor. Avrupa yetkilileri, Gürcistan’ın AB üyelik sürecinin ilerlemesi için yaptırımlara tam uyum sağlaması gerektiğinin altını çiziyor. Bu durum, Macaristan’ın Gürcistan’ı “uyumlu ortak” olarak sunma iddialarını daha da sorunlu hale getiriyor.
AB İçindeki Parçalanma Riskleri ve Jeopolitik Sonuçlar
Macaristan’ın bu hamlesi, Avrupa Birliği içinde Doğu komşuları politikası konusunda derin bir bölünmeyi tetikleme riski taşıyor. Budapeşte yönetimi, Gürcistan’ı öne çıkararak Ukrayna’nın üyelik sürecini sekteye uğratabilecek bir diplomatik manevra gerçekleştiriyor. Analistler, bu durumun Slovakya gibi diğer Rusya yanlısı eğilimlere sahip ülkelerle birlikte AB içinde yeni bir blok oluşturma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Szijjártó’nun “dış müdahalelere izin vermeme” söyleminin gerçekleri yansıtmadığını, çünkü Kremlin’in Gürcistan yönetimi üzerinde çok sayıda etki aracına sahip olduğunu vurguluyor. Gürcistan’ın AB üyeliğinin Macaristan tarafından bu kadar hararetle savunulması, Brüksel’in genişleme politikasının temel ilkeleriyle doğrudan çelişen bir durum yaratıyor. Bu gelişmeler, Avrupa Birliği’nin ortak dış politika oluşturma kapasitesini test eden yeni bir kriz dönemine işaret ediyor.