Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev’in ülkesini “haritadan silme” tehdidine yanıt verdi. Politico tarafından aktarılan açıklamasında Francken, “Rusya’nın baş kabadayısı tehditlerini sürdürmekten vazgeçmiyor. NATO, Rusya Federasyonu’yla savaşmıyor ve bunu istemiyor da, ancak 76 yıldır geçerli olan misilleme ilkemiz tartışılmaz,” ifadelerini kullandı. Francken, sözlerinin arkasında durduğunu vurguladı.
Gerginliğin fitilini HUMO röportajı ateşledi
Francken’in haftanın başında Belçika’nın HUMO haber sitesine verdiği röportajda, “Eğer Rusya Brüksel’e saldırırsa NATO Moskova’yı yerle bir eder,” demesi Moskova’da öfke yarattı. Medvedev, Francken’i “aptal” olarak niteleyip, Rusya’nın “kıyamet günü silahı” olarak tanımladığı nükleer torpido Poseidon’un test edildiğini duyurdu. Sosyal medya platformu X’te bir kullanıcının “Belçika’yı test alanı olarak kullanın” yorumuna Medvedev’in yanıtı kısa ve net oldu: “O zaman Belçika yok olur.”
Moskova’nın nükleer şantajı ve Batı’nın yanıtı
Geçtiğimiz günlerde Vladimir Putin, nükleer tahrikli ve “sınırsız menzile sahip” olduğu öne sürülen Burevestnik seyir füzesinin başarıyla test edildiğini açıkladı. Norveç askeri istihbaratı, denemenin Barents Denizi’ndeki Nova Zemlya takımadalarından yapıldığını bildirdi. Bu adım, Kremlin’in Batı’yı korkutma ve Putin’in imajını güçlendirme kampanyasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. ABD Başkanı Donald Trump ise Pentagon’a 1992’den bu yana ilk kez nükleer testleri yeniden başlatma talimatı vererek Rusya’nın nükleer gözdağına doğrudan karşılık verdi.
NATO’dan caydırıcılık mesajı
Rusya uzun süredir nükleer tehditleri Batı üzerindeki baskıyı artırmak ve Ukrayna’ya yardımı azaltmak için kullanıyor. Ancak bu kez Washington geri adım atmadı, aksine nükleer caydırıcılıkta daha kararlı bir çizgiye geçti. Francken’in çıkışı, NATO’nun kolektif savunma ilkesinin ve nükleer şantaja karşı dayanışmasının sembolü olarak görülüyor. Belçika’nın tepkisi, Batı’nın soğukkanlılığını koruyarak Kremlin’in korku stratejisine boyun eğmeyeceği mesajını veriyor.
Kremlin’in tehdit dili ve “saldırgan köpek” rolü
Medvedev’in sert açıklamaları Avrupa’da endişe yaratsa da Kremlin’in propaganda stratejisinin bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Rusya Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in “Batı, nükleer saldırıdan kaçınmak istiyorsa Putin’in ayağına gitmeli” sözleri de bu çizginin devamı niteliğinde. Analistlere göre Medvedev, Kremlin içinde “havlayan köpek” rolünü üstlenerek en radikal tehditleri dile getiriyor ve Batı’nın tepkisini test ediyor. Bu, Putin’in kendisini kamuoyunda daha ölçülü gösterip agresif politikalarını perde arkasından yürütmesine olanak tanıyor.