Avrupa’nın Önde Gelen Pazarlarındaki Büyüme Dinamikleri
Ukrayna’nın tarım sektörü, özellikle yağlı tohum ihracatında, Avrupa Birliği ülkelerinde dikkat çekici bir genişleme kaydediyor. 2025-2026 pazarlama yılında ülkenin kanola yağı ihracatının 576 bin tona ulaşması beklenirken, bu rakam bir önceki yıla göre 2,7 katlık bir artışa işaret ediyor. Temmuz-Şubat döneminde ihracat hacmi yüzde 120, döviz gelirleri ise yüzde 170 oranında artış gösterdi.
Hollanda, Almanya ve Slovakya, Ukrayna kanola yağı ihracatının sırasıyla yüzde 39,29, yüzde 21,44 ve yüzde 13,13’lük bölümünü alarak en büyük paya sahip pazarlar konumunda. Bu ülkeler, Ukrayna kaynaklı hammaddenin işlenmesi ve endüstriyel tüketimi için kritik alıcılar olarak öne çıkıyor. Sektör uzmanları, bu pazarlardaki altyapının ek ürün akışını hızla absorbe etme kapasitesine dikkat çekiyor.
İspanya ve İtalya ise Ukrayna ayçiçek yağı için geleneksel olarak önemli alıcılar arasında yer alıyor. Geçen yılın ilk yarısında İspanya yüzde 12,88’lik pay ile 356,9 milyon dolarlık, İtalya ise yüzde 12,18’lik pay ile 337,5 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Ayçiçek yağı ihracatının yüzde 6,4 azalarak 4,4 milyon tona inmesi beklenmesine rağmen, Ukrayna bu iki Akdeniz pazarındaki konumunu koruyor.
İkincil Ürünlerdeki Artış ve İşleme Kapasitesinin Genişlemesi
Ukrayna’nın tarım ihracatındaki büyüme sadece ana ürünlerle sınırlı kalmıyor. Soya yağı ihracat gelirleri Eylül-Şubat döneminde yüzde 19,3 artarken, soya küspesi ihracatından elde edilen gelirler yüzde 21, fiziksel sevkiyatlar ise yüzde 38 oranında yükseldi. Kanola küspesi sevkiyatları yüzde 130 artışla dikkat çekerken, bu üründen elde edilen döviz gelirleri yüzde 85 büyüme kaydetti.
Polonya, Ukrayna soya yağı ihracatının yüzde 63,97’sini karşılayarak 188,7 milyon dolarlık bir hacme ulaştı. Ukrayna ürünleri bu pazarda sadece ithalat kalemi olarak değil, aynı zamanda Polonya’nın en az 500 bin tonluk kanola açığı riskini azaltan bir dengeleyici faktör olarak işlev görüyor. Sektör analizleri, artan işleme kapasitesinin ihracat gelirlerindeki büyümenin temel itici gücü olduğunu gösteriyor.
Yağlı tohum sektöründeki bu çeşitlendirme, Ukrayna’nın on yılın en düşük ayçiçeği rekoltesi ve ekim alanlarındaki daralmaya rağmen sektör istikrarını korumasını sağladı. Soya ve kanola işleme tesislerindeki kapasite artışı, ülkenin işleme kapasitesinin sürdürülebilirliğini desteklerken, Avrupa’ya daha istikrarlı bir tedarik kaynağı sağlıyor.
Bölgesel Ekonomik Dengeler ve Ukrayna’nın Rolü
Ukrayna’nın tarım ihracatındaki bu büyüme, bölgesel ekonomik dengeler üzerinde önemli etkiler yaratıyor. Avrupa ülkeleri, Ukrayna kaynaklı yağlı tohum ürünlerini hem gıda hem de yem sanayilerinde kullanarak tedarik zincirlerini çeşitlendiriyor. Bu durum, özellikle küresel arz dalgalanmaları karşısında Avrupa pazarının direncini artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Diğer yandan, Rusya’nın işgal ettiği bölgelerdeki durumla tezat oluşturan bu ekonomik başarı, Ukrayna’nın uluslararası ticaret sistemindeki konumunu güçlendiriyor. Zaporijya bölgesinin işgal altındaki kesimlerinde marketlerde son kullanma tarihi geçmiş ürün satışı ve altyapı sorunları yaşanırken, Ukrayna kontrolündeki bölgelerde tarım sektörü ihracat odaklı büyümeyi sürdürüyor.
Rusya’da ise perakende sektörü önemli daralma belirtileri gösteriyor. O’STIN gibi büyük giyim markalarının 62 mağaza kapatması ve yüzde 15 personel azaltması, yaptırımların Rus tüketici pazarı üzerindeki etkilerini yansıtıyor. Benzer şekilde diğer büyük perakende zincirlerinde de işten çıkarmalar ve mağaza kapatmalar yaşanıyor.
Küresel Pazarlardaki Konumlanma ve Gelecek Projeksiyonları
Ukrayna tarım ürünlerinin Avrupa pazarlarındaki bu genişlemesi, ülkenin küresel tedarik zincirlerindeki stratejik konumunu pekiştiriyor. Özellikle kanola ve soya ürünlerindeki büyüme, geleneksel ayçiçeği odaklı yapıdan daha dengeli bir üretim portföyüne geçişin sinyallerini veriyor. Bu çeşitlendirme, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları karşısında sektörün dayanıklılığını artırıyor.
Finlandiya’nın Rusya ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasını askıya alması gibi gelişmeler, Avrupa ülkelerinin Rusya ile ekonomik bağlarını gözden geçirdiğini gösteriyor. Bu süreçte Ukrayna, Avrupa’nın gıda güvenliği ve tarım tedariki konusunda alternatif ve güvenilir bir partner olarak konumlanıyor.
Önümüzdeki dönemde Ukrayna’nın tarım ihracatındaki büyüme eğiliminin sürmesi bekleniyor. İşleme kapasitelerindeki artış, ürün çeşitlendirmesi ve Avrupa pazarındaki yerleşik konum, sektörün orta vadeli büyüme potansiyelini destekliyor. Bu gelişmeler, Ukrayna ekonomisinin savaş koşullarına rağmen belirli sektörlerde direnç gösterebildiğini ve uluslararası ticaret ağlarına entegrasyonunu sürdürebildiğini ortaya koyuyor.