Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), ağustos ayı ile ocak-ağustos dönemine ait çelik üretimi, tüketimi ve dış ticaret verilerini paylaştı. Ağustos ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,9 artış göstererek 3,4 milyon ton seviyesine ulaştı. Ocak-ağustos döneminde ise üretim %0,2 artışla 24,9 milyon ton oldu.
Nihai mamul tüketimi, ağustosta geçen yılın aynı dönemine kıyasla %12,5 artarak 3,5 milyon ton seviyesine ulaştı. Yılın sekiz ayında nihai mamul tüketimi %3,2 artışla 25,7 milyon tona yükseldi.
ÇELİK ÜRÜNLERİ İHRACATI
Çelik ürünleri ihracatı, ağustosta yıllık bazda miktar yönünden %6,8 artarak 1,2 milyon ton, değer bazında ise %1,2 düşüşle 831,2 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-ağustos döneminde çelik ürünleri ihracatı, 2024 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında, miktar yönünden %12,8 artarak 10 milyon tona ve değer yönünden de %4,4 artışla 6,8 milyar dolara yükseldi.
Çelik ürünleri ithalatı ise ağustosta geçen yılın aynı ayına göre, miktar yönünden %18,6 artışla 1,6 milyon tona, değer yönünden de %2,9 artarak 1,1 milyar dolara çıktı.
Ocak-ağustos 2024 döneminde %76,4 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde %77’ye yükseldi.
İTHALATTAKİ ARTIŞA DİKKAT ÇEKİLDİ
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, açıklamasında Çin, Rusya ve Hindistan’dan yapılan ithalattaki artışa dikkat çekerek, “Toplam ithalatın büyük bir kısmının Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında gerçekleştirildiği tespit edildi. Sektörde ocak-ağustos döneminde 12,6 milyon tonluk çelik ürünleri ithalatının %59’u ve 5,6 milyon tonluk yarı ürün ithalatının %75,7’si DİR kapsamında gerçekleşmiştir. Ülkelere göre sınıflandırıldığında, Rusya’dan yapılan ithalatın %95,5’i, Çin’den yapılan ithalatın %81,9’u ve Hindistan’dan yapılan ithalatın %81,4’ü DİR çerçevesinde yapılmıştır.” ifadelerini kullandı.
Yayan, Türk çelik sektörünün 60 milyon tonluk kapasitesinin yalnızca %62,7’sinin kullanıldığını belirterek, ithalattaki bu hızlı artışın sektörde ciddi rahatsızlıklara yol açtığını vurguladı. Ayrıca, “Sektördeki kapasitenin verimli çalıştırılmasıyla elde edilecek karların, daha yüksek katma değerli ürünlerin üretimini hedefleyen yatırımlara yönlendirilmesi, ancak kontrolsüz ithalatın sınırlandırılmasıyla mümkün olabilir. Ticaret Bakanlığının yayımladığı genelge ile DİR kaynaklı dengesizlikleri azaltmak amacıyla bazı ürünlerde ihracatın %25’inin yurt içinden tedarik edilmesi zorunlu hale getirilmesi, olumlu bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bu uygulamanın çelik ürünlerini kullanan tüm sektörleri kapsayacak şekilde genişletilmesi faydalı olacaktır.” dedi.
Yayan, cari dengenin sağlanması, açıkların azaltılması ve mümkünse fazla verilmesinin Türk ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunun altını çizerek, DİR kapsamında ihracat taahhüdüyle ithalat gerçekleştiren kuruluşların dışa bağımlılığının asgari seviyeye indirilmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.