TÜSİAR Türkiye Raporu Aralık 2025 araştırması, 26 ilde 2 bin 494 kişi ile yapılan yüz yüze görüşmelerle, Türkiye’deki derinleşen geçim krizinin yurttaşların gündemindeki belirleyici konumunu ortaya koydu. Ekonomi hâlâ en önemli sorun olarak öne çıksa da, adalet, hukuk, liyakat ve değerler gibi sorunlar hızlıca ikinci bir ana eksen haline geliyor. Araştırma, tek boyutlu ekonomik kriz algısından çok boyutlu toplumsal sorunlara geçiş yapıldığını gösteriyor.
ÖRNEKLEM TÜRKİYE’Yİ YANSITIYOR
Araştırma, Türkiye’nin sosyo-ekonomik, demografik ve siyasal çeşitliliğini göz önünde bulundurarak NUTS-2 bölgesel sınıflaması ile belirlenen 26 ilde gerçekleştirildi. İstanbul (yüzde 27,3), Ankara (yüzde 10,3) ve İzmir (yüzde 8,1) en yüksek temsil oranlarına sahipken; Bursa, Gaziantep, Şanlıurfa, Van, Mardin, Erzurum, Trabzon ve Zonguldak gibi farklı profildeki iller de örnekleme dâhil edildi. Bu dağılımla, yalnızca metropollerin değil, Anadolu’nun farklı toplumsal ve ekonomik dinamiklerinin de temsil edildiği güçlü bir çalışma ortaya çıktı. Katılımcıların cinsiyet dağılımı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle neredeyse birebir örtüşüyor; katılımcıların yüzde 50,4’ü erkek, yüzde 49,6’sı kadın. Resmi nüfus dağılımındaki yalnızca yüzde 0,4’lük fark, çalışmanın istatistiksel güvenilirliğini artırıyor.
EKONOMİ İLK SIRADA AMA AĞIRLIĞI AZALIYOR
Türkiye genelinde “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna şu yanıtlar verildi:
- Ekonomi / hayat pahalılığı: yüzde 50,1
- Adalet / hukuk / yargı sistemi: yüzde 13,7
- Ahlaki değerlerde bozulma: yüzde 8,3
- Yolsuzluk ve liyakat eksikliği: yüzde 7,2
Ekonomi ilk sıradaki yerini sürdürse de, Mayıs 2025’e kıyasla 11,4 puanlık bir düşüş yaşandı. Bu gerileme, ekonomik problemlerin hafiflemesinden ziyade, adalet, hukuk ve kurumsal işleyişe dair rahatsızlıkların daha belirgin hale geldiğini gösteriyor.
ADALET VE HUKUK TALEBİ YÜKSELİYOR
“Adalet / hukuk / yargı sistemi” başlığı, Mayıs 2025’e göre 2 puan artarak ikinci sıraya yerleşti. Bu artış, yurttaşların yalnızca ekonomik refahın değil, adil yargılanma, hukukun üstünlüğü ve kurumsal güven taleplerinin de önemli sorun alanları arasında yer aldığını ortaya koyuyor.
HER 10 KİŞİDEN 7’Sİ: ‘DAHA DA YOKSULLAŞTIK’
Katılımcıların kendi ekonomik durumlarına ilişkin değerlendirmeleri dikkat çekici sonuçlar verdi:
- Yüzde 38,5: Çok kötüleşti
- Yüzde 31,5: Biraz kötüleşti
Bu verilerle, katılımcıların yüzde 70’i son bir yıl içinde ekonomik durumlarının kötüleştiğini ifade etti. Ekonomik durumunda iyileşme yaşadığını belirtenlerin oranı ise sadece yüzde 13,4’de kaldı.
“AYNI KALDI” DEMEK BİLE RAHATLAMA ANLAMINA GELMİYOR
Katılımcıların yüzde 16,6’sı ekonomik durumunun “aynı kaldığını” söyledi. Ancak yüksek enflasyon ve alım gücü kaybı göz önüne alındığında, bu yanıtlar bile reel bir iyileşmeden ziyade süregelen bir geçim sıkışmasını işaret ediyor.
GENEL TABLO: ÇOK BOYUTLU BİR KRİZ
TÜSİAR Türkiye Raporu Aralık 2025 verileri, Türkiye’de gündemin hâlâ ekonomi merkezli olduğunu ancak adalet, hukuk, liyakat ve toplumsal değerler başlıklarının hızla ikinci bir ana eksen oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Yurttaşların yaşadığı ekonomik kayıplar, makro göstergelerle anlatılan “istikrar” söylemiyle çelişirken, hane halkı düzeyinde derinleşen geçim krizinin politik ve toplumsal sonuçları daha görünür hale geliyor.