Uygun fiyatlı sıfır otomobil arzının küresel düzeyde azalması, Avrupa’da araçların ortalama yaşını rekor seviyelere çıkardı. Alım gücünün düşmesi, sürücüleri “güvenilirlik” arayışına yönlendirirken, lüks tüketim geride kalıyor.
ABD merkezli iSeeCars’ın analizi, bütçesini korumak ve sanayiden uzak durmak isteyenlere yönelik en dayanıklı otomobil modellerini ortaya koydu.
400 BİN KM’Yİ SORUNSUZ DEVİRİYORLAR
Otomotiv endüstrisinde yaklaşımlar değişiyor. Almanya merkezli Avrupa Birliği uygulamaları, araç yenileme süreçlerinin geçmişe göre çok daha yavaş ilerlediğini gösteriyor.
Polonya’da binek otomobillerin ortalaması 15,3 yıla ulaştı.
Benzinli Araçlar: Ortalama 14,9 yaş (172.500 km)
Dizel Araçlar: Ortalama 16 yaş (260.000 km)
LPG’li Araçlar: Ortalama 19 yaş (243.700 km)
AB ülkelerinde ise yollardaki araçların %30’u 20 yaş ve üzeri.
İnceleme yapan iSeeCars, 174 milyon aracın verilerinden yola çıkarak, 400.000 kilometreyi (250.000 mil) sorunsuz geçirme ihtimali en yüksek modelleri belirledi.
Avrupalı kullanıcılar için oluşturulan “Tahmini Kullanım Ömrü” listesi, Japon mühendisliğini ön plana çıkarıyor:
Lexus IS 350: 17,0 Yıl (Birinci)
Toyota Tacoma: 15,7 Yıl
Honda CR-V: 13,9 Yıl
Mazda 3 (Hatchback): 13,8 Yıl
Ford Ranger: 13,8 Yıl (Listeye giren tek Amerikan modeli)
Honda Civic: 13,5 Yıl
Toyota Camry Hybrid: 13,2 Yıl
JAPONLAR DOMİNE EDİYOR
Listede dikkat çeken bir diğer unsur, Japon otomobillerinin baskın konumi. İlk 15 sırada dört Toyota ve bir Lexus modeliyle toplamda üçte bir oranını elde ediyor.
Honda ise üç modeliyle sıralamada dikkat çekiyor. Avrupa’da sadece Volkswagen (Jetta) ve Mini’nin yer aldığı ön sıralarda, dayanıklılık kadar “ödenen paranın karşılığı” (yıllık maliyet) ölçütü de öne çıkıyor:
Honda Civic: Yıllık işletme maliyeti en düşük araç.
Toyota Corolla: Dünyanın en çok satanı, dayanıklılıkta da iddialı.
Mazda 3: Hem sürüş keyfi hem de uzun ömür sağlıyor.
“Araçların ömrü uzadıkça, ister sıfır ister ikinci el olsun, satın alma kararında işletme maliyetleri ve arıza yapmama garantisi, tasarımdan daha kritik bir rol oynamaktadır.”