Asgari Ücret Ve Emekli Maaşlarındaki Artışın Toplumsal Etkileri Değerlendirildi

Asgari Ücret Ve Emekli Maaşlarındaki Artışın Toplumsal Etkileri Değerlendirildi

Türkiye’de en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesi, yüksek prim ödeyen emeklilerin sadece sınırlı fayda sağladığına dikkat çekiyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, emekli maaşları arasındaki farkın hızlı bir şekilde daraldığını ve bu durumun sosyal güvenlik sistemi üzerinde yeni sorunlar yaratabileceğini belirtti.

Erdursun, “Ocak ayı itibarıyla asgari ücret 22.104 liradan 28.075 liraya çıkarıldı. Aynı dönemde en düşük emekli aylığı 16.881 liradan 20.000 liraya yükseliyor. İlk bakışta bu artışlar önemli gibi görünüyor” ifadeleriyle süreci değerlendirdi.

HAYAT PAHALILIĞINA MAAŞ ETKİSİ

En düşük emekli aylığı idari bir kararla artırılırken, bu miktarın üzerinde maaş alan milyonlarca emeklinin aylığına yalnızca yüzde 12,19 oranında bir artış gerçekleşti. Erdursun, bu artış oranının resmi enflasyon farkını yansıttığını ancak hayat pahalılığını telafi etmediğini vurguladı.

Erdursun ayrıca, en düşük emekli aylığına yapılması gereken artışın yüzde 12,9 yerine yüzde 18,48 olması gerektiğini ifade ederek, en düşük aylık dışındaki emekliler için düzenleme yapılmamasının sosyal güvenlik sisteminde yeni bir dengesizlik yarattığını söyledi.

YILLARA GÖRE MAAŞ FARKLARI

Paylaşılan verilere göre:

Ocak 2019’da hazine katkısıyla en düşük emekli aylığı 1.000 TL, ortalama emekli aylığı 2.090 TL oldu ve aradaki fark yüzde 109 olarak kaydedildi.

Temmuz 2025 itibarıyla en düşük aylık 16.881 TL, ortalama aylık ise 20.992 TL seviyesine yükseldi ve bu fark yüzde 24’e geriledi.

Ocak 2026’da en düşük aylığın 20.000 TL, ortalama aylığın ise yaklaşık 23.551 TL seviyesine çıkması bekleniyor. Bu durumda fark yüzde 18’e inmiş olacak.

Erdursun, “Yani sistem, ortalama emekli aylıklarını yukarı taşımıyor; en düşük aylığa doğru aşağı çekiyor. Bu tabloya refah artışı demek mümkün değil” şeklinde yorum yaptı.

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM GELECEK Mİ?

Asgari ücret artışına da değinen Erdursun, “2026 yılı için belirlenen hedef enflasyonu çerçevesinde, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılması büyük ihtimalle gündeme gelmeyecek” ifadelerini kullandı.

Erdursun, “Ocak ayında yapılan zam, tüm yılın yükünü taşıyacak. Enflasyon hedefin üzerinde gerçekleşirse, reel kayıp kaçınılmaz olacak. Asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanlar da yıl içinde zam alamayacak. Yani yalnızca asgari ücretliler değil, orta gelir grubu da alım gücü kaybı yaşayacak” değerlendirmesinde bulundu.

Kritik bir ayrım üzerinde duran Erdursun, “Sorun, en düşük emekli aylığının artırılması değil. Sorun, ortalama emekli aylığının ve ortalama ücretin korunamaması” şeklinde konuştu.

SGK SİSTEMİ UYARISI

Erdursun, yüksek prim ödeyen kişilerin enflasyon karşısında korunamadığı bir sistemde daha fazla prim ödemenin anlamsız hale geldiğini ve bu durumun 2026 yılı sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu’nda sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Erdursun, “Ücretler artıyor olabilir; ancak alım gücü korunmuyorsa, bu artışların toplumsal karşılığı yoktur. Gerçek refah, nominal zamlarla değil, reel gelirlerin korunmasıyla sağlanır” dedi.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Kasımpaşa, Fenerbahçe'den Cenk Tosun ve Rodrigo Becao'yu transfer etmeye hazırlanıyor

Kasımpaşa, Fenerbahçe’den Cenk Tosun ve Rodrigo Becao’yu transfer etmeye hazırlanıyor

Kasımpaşa, Fenerbahçe’den İki Yeni Transferle Güçleniyor Kasımpaşa, Fenerbahçe’den İrfan Can Kahveci’yi kiralık…