Yıl sonuna yaklaşırken asgari ücret tartışmaları yeniden gündeme geldi. Hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinin katıldığı Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 21 Ekim’de toplanarak komisyonun yapısına ve işleyişine dair değerlendirmelerde bulundu.
Komisyon, Aralık ayı sonuna kadar 2026’da geçerli olacak asgari ücreti belirlemeyi hedefliyor. Yaklaşık 8 milyon çalışan, “Yeni asgari ücret ne olacak?” sorusunun yanıtını bekliyor.
Asgari ücret, sadece bu seviyede gelir elde edenleri değil, diğer ücret gruplarını da etkileme potansiyeline sahip olduğundan milyonlarca çalışanın maaş artışları üzerinde belirleyici bir referans noktası oluşturuyor.
“MÜZAKERELER YÜZDE 16-19 BANDINDA BAŞLAYACAK”
Sözcü Yazarı ve Vergi Uzmanı Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, müzakerelere ilişkin değerlendirmesinde, “Müzakerelerin, 2026 yılı için açıklanan enflasyon hedefinin merkez-üst bant aralığında, yani yüzde 16-19 seviyesinde başlayacağını düşünüyorum. Yüzde 25’in üzerinde bir gelişme beklemiyorum,” ifadelerini kullandı.
Aydoğmuş, asgari ücrette vergi istisnası üzerinden 2025-2026 dönemindeki artış oranının yüzde 28 olabileceği yönündeki görüşlere karşı temkinli bir tutum sergileyerek, “Bu oran teknik bir parametredir ancak 2022’den bu yana istisna artışıyla asgari ücret artışı arasında senkron yok. Eğer mekanizma paralel ilerleseydi komisyonun toplanmasına gerek kalmazdı. Evet, teknik olarak yüzde 28 mümkün ama benim beklentim azami 25 seviyesidir,” dedi.
“ASGARİ ÜCRET 9 AYDA 635 DOLAR KAYBETTİ”
2025’te asgari ücrete ara zam olmaması, yüksek enflasyon karşısında maaşın reel olarak erimesine neden oldu. Aydoğmuş’un hesaplamalarına göre, ilk dokuz ayda kayıp 635,93 dolar seviyesine ulaştı ki bu da yaklaşık 26 bin 700 TL’ye denk geliyor.
Eğer yılın son üç ayında enflasyon sırasıyla yüzde 2,50, 2,00 ve 1,50 olarak gerçekleşir ve dolar kuru Kasım sonunda 42,60 TL, Aralık sonunda 43,20 TL seviyesinde kalırsa, yıllık toplam kaybın 1003 dolara çıkacağı öngörülüyor. Böylece bir asgari ücretlinin yıllık erimesi 43 bin 300 TL’yi bulacak. Aydoğmuş, “Vergi istisnası sayesinde belki iki maaş gelir vergisine gitmedi ama enflasyon vergisine gitti,” değerlendirmesinde bulundu.
JP MORGAN VE MOODY’S SINIRDA
Uluslararası finans kuruluşu JP Morgan, Türkiye’deki asgari ücret artışının yüzde 20 olacağını öngörürken, Morgan Stanley bu oranı yüzde 20-25 aralığında tahmin ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de artışın “beklenen enflasyon çerçevesinde” olacağı görüşünü paylaştı.
“ASGARİ ÜCRET LÜTUF DEĞİL GEÇİM HAKKIDIR”
Mahmut Aydoğmuş, asgari ücretteki yapısal sorunlara dikkat çekerek, “Öncelikle ekonomi yönetimi, asgari ücretten vergiyi kaldırdık söyleminden vazgeçmeli. Gelir ve damga vergisi alınsın ama net maaş açlık sınırının altında kalmasın. Asgari ücretli vergi istisnasına sevinecek durumda değil,” dedi.
Aydoğmuş, “Önemli olan vergisiz maaş değil, refah düzeyinin ne kadar sağlandığıdır,” şeklinde ekledi.
KADEMELİ VE BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET
Aydoğmuş, “Daha yüksek maaş aldığı halde asgari ücretten gösterilen önemli bir kesim var ve kayıt dışı istihdam ciddi boyutlarda. Bu yalnızca denetimle çözülemez; ekonomik ve sosyolojik temellerine inilmeli,” uyarısında bulundu.
Bir işyerinde 5-10 yıldır çalışan birinin hâlâ asgari ücretli olamayacağını vurgulayan Aydoğmuş, “Yeni işe başlayanla aynı maaşı almak, hayatın olağan akışına aykırı. Bu nedenle kıdeme göre kademelendirme yapılmalı,” dedi. Ayrıca İstanbul’daki yaşam koşullarının diğer şehirlerden farklı olduğunu belirterek, “Bölgesel farklılıklar da dikkate alınmalı. Asgari ücretli vergi değil, refah istiyor. İstisnadan ziyade, adil, sürdürülebilir ve insanca bir ücret talep ediyor,” ifadelerini kullandı.