İran’a Hava Saldırısı: ABD ve İsrail İkinci Savaşına Resmen Başladı
Cumartesi sabahı, ABD’nin bölgedeki askeri yığınağına paralel olarak, füzeler Tahran’a yönelik yoğun bir şekilde saldırıya geçti. Haftalar süren tehditlerin ardından gerçekleşen bu olay, İran başkentinde büyük bir panik yaratırken, halk sığınaklara akın etti ve gökyüzü patlamalarla doldu.
Bu saldırı, ABD ve İsrail’in İran’a karşı sekiz ay içinde gerçekleştirdiği ikinci askeri harekâtı temsil ediyor. Hava saldırıları, İsrail’in geçtiğimiz Haziran ayında gerçekleştirdiği savaşın çok daha büyük bir kapsamda olacağı uyarılarıyla başladı.
Başkan Donald Trump, bu hamleyi “muazzam” olarak nitelendirirken, harekâtta ABD’nin ön saflarda yer alacağını duyurdu. Trump, İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi ile coşan halkın, ABD’nin desteklediği bir devrim çağrısıyla sokağa döküleceğine inanıyordu. Ancak büyüyen protestolar, rejimi değiştirmekten çok Hamaney için yas tutan kalabalıklar tarafından gerçekleştirildi.
Trump’ın Hesapları Üzerinde Düşünme Zamanı
Başkan Trump, yayınladığı bir video mesajda İran halkına hitap ederek, “Bu gece özgürlüğünüzün saatinin yaklaştığını söylüyorum. Sığınaklarda kalın. İşimiz bittiğinde hükümetinizin yönetimini devralın.” şeklinde ifadelerde bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski İran Prensi Rıza Pehlevi de ABD vatandaşlarını sokaklara davet eden çağrılarda bulundular.
Ancak Hamaney’in ölümünün ardından İran halkı sokaklara çıkarak rejime karşı değil, liderleri için yas tutmak amacıyla protesto düzenledi. Protestocular, “ABD’ye ölüm, İsrail’e ölüm” sloganları attılar ve rejim bayrakları ile meydanlara doldular.
Rejim, Hamaney’e Değil Sisteme Bağlı
The Financial Times’a göre, İran İslam Cumhuriyeti 1980’lerdeki Irak savaşından bu yana en kırılgan dönemini yaşıyor. Ancak rejim, içindeki bürokratik ve ideolojik yapılar sayesinde yok olmaktan uzak görünüyor. Hamaney’in ölmesi durumunda bile, mücadele edecek bir sistemin varlığını sürdürmesi bekleniyor.
Geçen ayki protestolarda yaşanan ölümler, rejimin meşruiyetini sarstı. Ayrıca, ülkedeki istihbarat sızıntıları da rejimi daha da zayıflattı. Ancak geçmişte, muhalefet ve rejim yanlıları bir araya gelerek ortak bir duruş sergileyebilmişti. Trump’ın İran üzerindeki hamleleri, istenen şekilde sonuçlanmayabilir ve her geçen gün ABD ve İsrail’in İran’da uzun süreli bir savaşa doğru ilerlediği düşüncesi güçleniyor.