Çin’in ayrılıkçı adası Tayvan, dünyanın en büyük çip üreticilerinden biri olarak 3. Dünya Savaşı’nın olası sebeplerinden biri olarak değerlendiriliyor.
ABD tarafından askeri ve ekonomik olarak desteklenen Tayvan hükümetinin Çin tarafından işgali, Washington’un müdahalesine ve Beijing ile doğrudan bir çatışmaya yol açabilir.
Tayvan’da üretilen çipler, ABD’nin teknoloji endüstrisi için kritik öneme sahip. Bu nedenle Tayvan, ABD için vazgeçilmez bir ekonomik boyut taşımaktadır.
Ancak bu noktada ABD Başkanı Donald Trump, Çin lideri Şi Cinping’in görev süresi boyunca Tayvan’ı ana karaya katma planını hayata geçirmeyeceğine dair güvenceler aldığını belirtmiş durumda.
Şİ, TRUMP’A SÖZ VERMİŞ
Trump, CBS’e verdiği röportajda, “Şi bunu açıkça söyledi. Ekibi de toplantılarda ‘Başkan Trump görevdeyken asla bir şey yapmayız’ dedi. Çünkü sonuçlarını biliyorlar” şeklinde konuştu.
Geçen perşembe Güney Kore’de Şi ile gerçekleştirdiği görüşmede Tayvan konusunun gündeme gelmediğini ifade eden Trump, görüşmenin esas olarak ABD ile Çin arasındaki ticaret meselelerine odaklandığını aktardı.
Her ne kadar Çin’in Tayvan konusunda atılım yapmayacağına duyduğu güveni dile getirse de, “Çin bir saldırı başlatırsa, ABD güçleri Tayvan’ı savunmak için gönderilip gönderilmeyeceği” sorusuna, “Bunu yaşanırsa görürsünüz. Şi bu sorunun cevabını biliyor” yanıtını verdi.
‘TAYVAN, ÇİN’İN İÇ MESELESİDİR’
Washington’daki Çin Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu, “Çin, hiçbir kişi ya da gücün Tayvan’ı Çin’den herhangi bir şekilde ayırmasına izin vermeyecek” dedi.
Açıklamada, “Tayvan meselesi Çin’in iç meselesidir ve Çin’in temel çıkarlarının merkezindedir. Bu sorunun nasıl çözüleceğine yalnızca Çin halkı karar verebilir” denildi.
ABD ise 1979 tarihli Tayvan İlişkileri Yasası çerçevesinde, Tayvan’ın kendini savunma kapasitesine destek vermeye devam etmektedir.
Washington, uzun süredir Tayvan konusunda “stratejik belirsizlik” politikası izlemektedir.