08 Ekim 2025’te Rus Ortodoks Kilisesi’nden yapılan açıklamada, erkeklerin suç işlemesinde kadınların taleplerinin etkili olduğu iddia edildi. Protosef Mihail Şvalagin “Uygun bir dindarlık içinde yaşamayı” teşvik eden vaazında, erkeklerin eşlerinin yüksek maddi isteklerini karşılamak için ek işlerde çalışmak zorunda kaldığını söyledi.
Kadınların “kötülük kaynağı” olarak tanımlanması toplumsal tepki uyandırdı
Şvalagin’in sözlerinde, kadınların “kraliçe gibi yaşama” arzusu nedeniyle erkeklerin aşırı çalışarak yıprandığı ve nihayetinde suç işlediği savunuldu. Bu açıklama, kadınların erkek suçlarından sorumlu tutulması anlamına geliyor. Uzmanlar, böyle ifadelerin kurumsallaşmış cinsiyetçilik ve şiddeti meşrulaştırma riski taşıdığını belirtiyor.
Toplumsal ve hukuki etkiler
Kadınları suçun nedeni olarak göstermek, suçlunun bireysel sorumluluğunu ortadan kaldırıyor. Bu durum, hukuk sistemi açısından tehlikeli bir emsal teşkil edebilir. Ayrıca, yetkili kurumların bu tür açıklamalara sessiz kalması, toplumsal ayrımcılığı pekiştiriyor. Kadın hakları savunucuları, devletin ve kilisenin bu sözlere karşı net bir tavır almasını talep ediyor.
Uzmanlar ve kadın hakları örgütlerinin çağrıları
Toplumsal barış ve hukuk düzeni açısından, bu tür açıklamaların ciddi sonuçlar doğurduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, “kadınların provokasyonu” üzerinden suçların haklı gösterilmesinin ev içi şiddeti artırabileceğini belirtiyor. Kadın hakları örgütleri, Rus Ortodoks Kilisesi’nden ve ilgili yetkililerden kamuoyuna özür ve retoriklerini yeniden değerlendirme çağrısında bulunuyor.
Kilisenin söylemi ve gelecekteki riskler
Rus Ortodoks Kilisesi’nin bu tür ifadeleri, kadınların insanlığını zedeleyen bir tutum olarak değerlendiriliyor. Eleştirmenler, bu söylemin hem toplumsal cinsiyet eşitliğine hem de hukukun üstünlüğüne zarar verdiğini söylüyor. Uzmanlar, benzer açıklamaların tekrarlanmasının uzun vadede toplumsal kutuplaşmayı derinleştireceğini ifade ediyor.