ABD ve İran arasındaki ateşkes müzakerelerinde, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sona ermesi, savaşın sonuna yaklaşıldığını gösteriyor.
Pakistanlı arabulucular, iki ülkenin bir barış anlaşmasına oldukça yakın olduğunu bildirdi. Teknik uzmanların da görüşmelere devam ettiği belirtilirken, arka kapı diplomasi sürdürülüyor.
Reuters’a konuşan kaynaklar, tarafların bir sonraki toplantılarında bir barış anlaşmasına imza atabileceğini ifade etti.
Pakistanlı bir kaynak, “Ayrıntılı anlaşma daha sonra netleşecek, ancak her iki taraf da prensipte anlaştı” diyerek sürecin genel çerçevesini özetledi.
Planlanan takvimde öncelikle bir ön mutabakatın imzalanması, ardından yaklaşık altmış gün içinde kapsamlı bir nihai anlaşmaya ulaşılması hedefleniyor.
EN ZOR KONULAR ‘TATLIYA BAĞLANDI’
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumdan feragat ettiğini ve bu hafta sonu görüşmelerin yapılabileceğini açıkladı.
İran tarafı, Lübnan’da ateşkesin ilan edilmesinin ardından müzakerelerin olumlu seyri konusunda umutlu mesajlar paylaştı. İran’ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf, Pakistan’a arabuluculuk çabaları için teşekkür etti.
Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Neler olacağını hep birlikte göreceğiz, ancak İran ile bir anlaşma yapmaya çok yakın olduğumuzu düşünüyorum” dedi.
Anlaşma İslamabad’da imzalanırsa, Trump’ın da buraya gidebileceği ifade edildi. Başkan, Lübnan ve İsrail arasında ateşkesin başladığını duyurdu.
Las Vegas’ta konuşan Trump, savaşın “çok yakında sona ermesi gerektiğini” vurgularken, barış umudunu dile getirdi.
DÜNYAYI YORAN SAVAŞ
ABD iç siyaseti açısından büyük bir baskı oluşturan bu savaşın sona ermesi, küresel ekonomi için de hayati öneme sahip.
Askeri harekatın Şubat ayında başlaması, dünya genelinde büyük bir petrol şokuna yol açarak resesyon tehlikesini artırdı.
Pakistanlı arabulucuların yürüttüğü gizli diplomasi çabaları, müzakerelerde somut ilerleme sağlıyor.
Hafta sonu gerçekleşecek görüşmeler sonrasında tarafların mutabakat zaptı imzalama olasılığı bulunuyor.
Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir’in liderliğindeki heyetin Tahran’daki kritik konuda önemli adımlar attığı ifade ediliyor.
Bu diplomatik çabalar, hem Washington hem de Tahran cephesinde savaşın maliyetlerinin dayanılmaz hale geldiği bir dönemde gündeme geldi.