Rusya ve ABD’nin nükleer cephaneliklerini denetleyen son yasal engel bu hafta sona eriyor. Dünyanın en büyük iki nükleer gücünün operasyonel füze ve savaş başlığı sayısını sınırlayan Yeni START antlaşması Perşembe günü feshedilecek.
Gelecek görüşmelere yönelik umutlar da giderek azalıyor. Rusya, yeni müzakerelere hazır olduğunu bildirirken, ABD’den henüz bir yanıt gelmedi.
START anlaşmasının sona ermesi, büyük güçler arasında yeni bir nükleer restleşme döneminin yeniden başlaması anlamına gelebilir.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı nükleer politika programı eş direktörü James Acton, The Financial Times’a yaptığı açıklamada, “Yeni bir nükleer silahlanma yarışının eşiğinde olduğumuzu” belirtti.
Acton, nükleer silah üretimini ve kullanımını sınırlayacak başka bir anlaşmanın imzalanmasının mümkün olmadığını vurguladı.
DÜNYAYI KURTARAN ANLAŞMA
Nükleer başlıkların üretimi ve kullanımını önemli ölçüde kısıtlayan START, Sovyetler Birliği ve ABD’nin büyük çabaları sonucunda imzalanmış bir güvenlik anlaşmasıdır.
1972 yılına, dönemin ABD Başkanı Richard Nixon ve Sovyetler Birliği Lideri Leonid Brejnev ile başlayan süreç, 1985’te Başkan Ronald Reagan ve Sovyet Lider Mihail Gorbaçov ile devam etmiştir.
Sovyetler Birliği’nin 1991’de çöküşüyle birlikte imzalanan ilk START antlaşması, stratejik nükleer silahlara yönelik önemli sınırlamaları getirmiştir.
Bu antlaşma, Soğuk Savaş sonrası silah kontrolü için temel bir denetim rejimi ve model oluşturmuştur.
Daha sonra imzalanan ve 2021’de uzatılan Yeni START, her iki ülkenin konuşlandırdığı nükleer savaş başlığı sayısını 1,550 ile sınırlamaktadır.
Bu sayı, her iki ülkenin birbirine ve dünyanın büyük bir kısmına ciddi tehdit oluşturacak şekilde yeterlidir. Ancak artık büyük güçlerin bu sayıyı artırmaması için hiçbir yasal engel kalmamıştır.
DAHA İYİSİ MÜMKÜN MÜ?
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, antlaşmanın sona ermesinin ardından her iki tarafın mevcut sınırlara gönüllü olarak uymaya devam edebileceğini savunuyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, bu teklifi “iyi bir fikir” olarak nitelendirirken, henüz resmi bir yanıt vermemiştir.
Trump, Rusya ve Çin’i kapsayan “çok daha iyi bir anlaşma” arzusunu vurgulamaktadır. Beyaz Saray yetkilileri, Trump’ın nükleer silah tehdidini ele alma konusundaki istekli olduğunu ve Çin’in de süreçte yer almasını istediğini belirtmektedir.
Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan bu antlaşmaya ilişkin müzakereler, 2022’de Ukrayna’nın işgali ile durmuştu.
Putin, bir yıl sonra Rusya’nın antlaşmaya katılımını askıya almış ve nükleer testlerin yeniden başlayabileceği yönünde açıklamalarda bulunmuştur.
Geçen yıl Trump, Pentagon’a Rusya ve Çin ile eşit seviyede nükleer testlerin başlatılması talimatını vermiştir.