Tulane Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Enstitüsü’nde (TUBRI) bulunan nadir tür, bilimsel adıyla Molisquama mississippiensis olarak tanımlanıyor. IFLScience tarafından aktarılan bilgilere göre, bugüne kadar bu köpekbalığı türüne ait başka bir birey tespit edilmedi. Dolayısıyla türle ilgili tüm bilimsel bilgiler, yalnızca bu tek örnek üzerinden elde edilmekte.
KÖPEKBALIGI NASIL ADLANDIRILIYOR?
Köpekbalığı, göğüs yüzgeçlerinin etrafında yer alan sıra dışı, etli yapılar nedeniyle “cep köpekbalığı” olarak adlandırılmakta. Bilim insanları, bu yapıları ileri görüntüleme teknikleri kullanarak, özellikle senkrotron taramalarıyla inceledi. Araştırmacıların değerlendirmelerine göre söz konusu cepler, biyolüminesans yani ışık üretimi ile ilişkili olabilir. Ancak bu olasılık, henüz doğal ortamda doğrulanamamıştır.
Bu türün bilinen tek akrabası ise Molisquama parini’dir. Bu iki örnek, bilim dünyasında tanımlanan yegâne “cep köpekbalıkları” olarak kayıtlara geçmiştir.
KÜTÜPHANEDE 8 MİLYONDAN FAZLA ÖRNEK
Bahsi geçen koleksiyon, ünlü iktiyolog Royal D. Suttkus’un çalışmalarıyla oluşturulmuştur. Yıllar içinde hızla büyüyen arşiv, o kadar ağırlaştı ki Tulane Üniversitesi’ndeki eski binanın balık kavanozlarının ağırlığıyla çökmeye başladığı dahi söylentiler arasında. Bu nedenle, koleksiyon Louisiana’daki eski askeri mühimmat sığınaklarına taşınmıştır.
Günümüzde bu sığınaklarda 8 milyondan fazla balık örneği korunmakta ve arşiv her yıl genişlemektedir.
DERİN DENİZDEN YENİ KEŞİFLER
DEEPEND konsorsiyumu, koleksiyona önemli katkılar sunmuştur. Meksika Körfezi’ndeki derin deniz seferlerinden elde edilen binden fazla yeni örnek, arşive dahil edilmiştir. Bu yeni örnekler arasında daha önce koleksiyonda bulunmayan 36 farklı tür yer almaktadır. Yapılan araştırmalar, deniz biyolojik çeşitliliğinin derinliklere ve insan faaliyetlerine bağlı olarak nasıl değiştiğini anlamayı hedeflemektedir.
Bütün örnekler, detaylı konum ve çevresel verilerle kayda geçirilmektedir. Genetik barkodlama işleminin ardından, bu örnekler dünyanın dört bir yanındaki bilim insanlarının erişimine açılmaktadır.
GELECEĞE YAPILAN YATIRIM
TUBRI Direktörü Brian Sidlauskas, geleneksel saklama yöntemlerinin modern dijital teknolojilerle entegrasyonunun, “doğa tarihinin yüzyıllarıyla geleceğin bilimsel keşifleri arasında bir köprü kurduğunu” ifade etmektedir. Bu sayede, günümüzde ancak tek örnekle bilinen türlerin bile gelecek nesil araştırmacılar için korunması mümkün hale gelmektedir.