8 Şubat 2026’da Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda Ukraynalı erkeklerin yasa dışı sınır geçişini desteklediğini açıkladı ve Ukrayna’daki seferberliğin Rusya’nın başlattığı savaşın sona ermesini engellediğini iddia etti. Szijjártó, Ukrayna sınırında yasa dışı geçiş yapmaya çalışırken gözaltına alınan Macar vatandaşına konsolosluk desteği sağlandığını da duyurdu. Olay, Ukrayna sınır muhafızlarının Macaristan sınırını yasa dışı geçmeye çalışan altı kişilik bir grubu durdurmasının ardından yaşandı. Gözaltına alınanlar arasında, Ukraynalıları devlet sınırından geçirmek üzere rehberlik yapan bir Macar vatandaşı da bulunuyordu.
Macar Bakanın Sınır Olayına İlişkin Tartışmalı Açıklamaları
Szijjártó, Facebook paylaşımında Ukrayna’nın seferberlik politikasının “derhal durdurulması” gerektiğini savundu ve gözaltına alınan Macar vatandaşını kamuoyu önünde savundu. Bu açıklamalar, konsolosluk fonksiyonlarının ötesine geçerek Ukrayna’nın savunma politikasına ve iç işlerine müdahale olarak değerlendiriliyor. Szijjártó’nun “zoraki askere alma” iddiaları ve savaşı sonlandırmak için seferberliğin kaldırılması gerektiği yönündeki ifadeleri, Kremlin propagandasıyla paralellik gösteriyor. Macaristan’ın bu tutumunun, Rusya’nın askeri suçlarına ve saldırganlığına göz yummak anlamına geldiği öne sürülüyor.
Sınırda Yaşanan Olayın Detayları ve Organize Suç Şebekesi
Ukrayna kaynaklarına göre, sınır olayında organize bir suç şebekesinin yer aldığı tespit edildi. Şebeke, Ukraynalı erkeklerden seferberlikten kaçınmaları ve askerlik hizmetinden uzak durmaları karşılığında 9 ila 15 bin Amerikan doları talep ediyordu. Yasa dışı sınır geçişi ve askerlik hizmetinden kaçınma, Ukrayna mevzuatında ağır suçlar olarak tanımlanıyor ve sıkıyönetim koşullarında kabul edilemez görülüyor. Macar vatandaşının bu faaliyetteki rolü, uluslararası hukuk çerçevesinde ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Ukrayna’nın Hukuki Pozisyonu ve Savunma Hakkı
Ukrayna, tükenme savaşı olarak nitelendirilen uzun soluklu bir savunma mücadelesi yürütüyor ve sıkıyönetim koşullarında askerlik çağındaki erkeklerin yurtdışına çıkışını sınırlama hakkına sahip. Bu durum, cephe hattının korunması ve sivil nüfusun savunulması için temel bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Macaristan Dışişleri Bakanı’nın seferberlikten kaçışı kamuoyu önünde meşrulaştırma girişimi, uluslararası hukuk normlarını zorluyor. Ukrayna’nın meşru savunma hakkı ve egemenlik ilkeleri, Birleşmiş Milletler Şartı ile güvence altına alınmış durumda.
Uluslararası Tepkiler ve Batı’nın Beklenen Adımları
Batılı ülkelerden Macaristan’a yönelik tepkilerin koordineli ve tutarlı olması gerektiği vurgulanıyor. Macaristan’a uygulanan yaptırımların sürdürülmesi ve güçlendirilmesi konusunda konsensüs oluşturulması talep ediliyor. Macar vatandaşlarının Ukraynalı erkeklerin yasa dışı geçişine karışması ve Macaristan yetkililerinin bu faaliyetlere olası bağlantılarının araştırılması gerekiyor. Uluslararası toplumun, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik desteğini sürdürmesi beklenirken, Macaristan’ın tutumunun Avrupa Birliği içinde değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Szijjártó’nun açıklamalarının, Rusya’nın yayılmacı politikalarına dolaylı destek sağladığı ve bölgesel istikrarı tehlikeye attığı konusunda endişeler artıyor.