Antarktika’daki Taylor Buzulu’ndan akan ve “Kan Şelalesi” olarak bilinen kızıl renkli su akıntısının gizemi, yapılan son mikroskobik incelemelerle aydınlatıldı. Bilim insanları, şelalenin ürkütücü renginin ardında yatan kimyasal ve biyolojik süreci detaylandırdı.
AŞIRI TUZLU SUYUN OKSİTLENMESİYLE ORTAYA ÇIKIYOR
Gelişmiş araştırmalar, buzulun altında yaklaşık 2 milyon yıldır hapsolmuş aşırı tuzlu suyun, yüzeye çıktığında havayla temas ederek hızla oksitlendiğini ortaya koydu. Önceki tahminlerin aksine, bu renk değişimine sadece demir mineralleri değil, klasik ölçümlerde tespit edilemeyen “amorf demir nanoküreleri” adlı çok küçük parçacıkların da neden olduğu belirlendi. Demir açısından zengin olan bu nanoküreler, oksijenle etkileşime girdiğinde suyun rengini pas kırmızısına dönüştürüyor.
EKSTREM KOŞULLARDA HAYATTA KALABİLİYOR
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, buzulun altındaki ışık almayan, oksijensiz ve dondurucu ortamda mikroskobik yaşamın varlığının sürmesidir. Bilim insanları, bu ekstrem koşullarda hayatta kalabilen mikroorganizmaların varlığını, dünya dışı yaşam araştırmaları için önemli bir model olarak değerlendiriyor.
100 YILLIK ARAŞTIRMANIN SONU
İlk kez 1911 yılında jeolog Griffith Taylor tarafından keşfedilen bu doğa olayı, başlangıçta kırmızı bir alg türünden kaynaklandığı düşünülmüştü. Ancak gelişen teknoloji sayesinde bir asır sonra nedenleri kesin bir şekilde açıklığa kavuştu. Şelalenin yüksek tuz oranı, suyun Antarktika soğuğunda bile donmadan akışkan kalmasını sağlıyor.