Kanada'da Yer Altında Doğal Hidrojen Deposu Keşfedildi

Kanada’da Yer Altında Doğal Hidrojen Deposu Keşfedildi

Bilim insanları, Kanada’nın Ontario eyaletine bağlı Timmins kentindeki bir altın madeninde, yer altındaki kayaçlardan sızan doğal hidrojen (beyaz hidrojen) gazını ilk kez uzun süreli takiple kaydetti. Toronto Üniversitesi ve Ottawa Üniversitesi’nden jeokimyacıların yürüttüğü araştırma, 18 Mayıs 2026 tarihinde Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlandı. Bu çalışma, kıtasal kayaçlardan yıllar boyunca büyük hacimlerde doğal hidrojen salındığını doğrudan ölçen ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

400’DEN FAZLA HANENİN YILLIK ENERJİ İHTİYACINI KARŞILIYOR

Maden sahasında yapılan incelemelerde, her bir sondaj deliğinin yılda ortalama 0,008 ton (yaklaşık 8 kilogram) hidrojen saldığı tespit edildi. Alandaki yaklaşık 15 bin sondaj deliği toplamı üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yılda 140 tonun üzerinde hidrojen gazı açığa çıkıyor. Araştırmacılar, bu miktarın yaklaşık 4,7 milyon kilovatsaat enerjiye eşdeğer olduğunu ve 400’den fazla hanenin yıllık enerji ihtiyacını karşılayabileceğini belirtti.

Veriler, hidrojen sızıntısının tek seferlik bir olay olmadığını, münferit sondaj deliklerinin en az 10 yıl boyunca kesintisiz bir şekilde bu çıktıyı koruduğunu gösteriyor. Çalışmanın başyazarı Profesör Barbara Sherwood Lollar, elde edilen verilerin yer altındaki kayaçlardan düşük maliyetli ve yerli bir enerji kaynağı elde etmek adına henüz kullanılmamış önemli fırsatlara işaret ettiğini aktardı.

TAMAMEN DOĞAL SÜREÇLERLE OLUŞUYOR

Çalışmada, elektrikle sudan ayrıştırılan “yeşil hidrojen” veya fosil yakıtlardan elde edilen “gri hidrojen”in aksine, “beyaz hidrojen”in tamamen doğal süreçlerle oluştuğu belirtildi. Doğal gaz, yer altındaki suyun demir ve magnezyum açısından zengin kayaçlarla reaksiyona girmesi sonucu meydana geliyor. Kanada Kalkanı olarak adlandırılan milyarlarca yıllık köklü kayaç oluşumlarının, bu reaksiyonun geniş alanlarda gerçekleşmesi için uygun jeolojik altyapıyı sağladığı vurgulandı. Doğal hidrojenin en yoğun bulunduğu alanların; Kuzey Ontario, Quebec, Nunavut ve Northwest Territories gibi ülkenin mevcut madencilik bölgeleriyle örtüştüğü belirlendi.

YEREL VE TEMİZ ENERJİ KAYNAĞI SUNABİLİR

Çalışmanın ortak yazarlarından Yardımcı Doçent Oliver Warr, doğal hidrojenin; nikel, bakır, elmas ve kritik minerallerin (lityum, helyum, krom, kobalt) arandığı kayaç yapılarında üretildiğine dikkat çekti. Yazarlar, hidrojenin mevcut maden sahalarında bulunmasının; uzun nakliye hatları, büyük depolama tesisleri ve yeni bir hidrojen altyapısı kurma ihtiyacını azaltabileceğini veya tamamen ortadan kaldırabileceğini ifade etti. Bu durumun, üretim ve lojistik maliyetleri yüksek olan yeşil hidrojene karşı bir avantaj sağlayabileceği öngörüldü.

TİCARİ BİR ÜRETİM AŞAMASINDA DEĞİL

Araştırma ekibi, projenin henüz ticari bir üretim aşamasında olmadığını vurguladı. Bulguların tek bir maden sahasından elde edildiğini belirten uzmanlar, gazın dağılmadan toplanabilmesi için henüz spesifik bir mühendislik yöntemi veya maliyet modeli geliştirilmediğini aktardı. Çalışmanın, teorik modellere dayanan önceki tahminlerin aksine, bilinen bir jeolojik oluşumdan yıllar boyunca elde edilen gerçek salınım kayıtlarını sunarak, gelecekteki ekonomik fizibilite değerlendirmeleri için veri temelli bir referans oluşturduğu bildirildi.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Süper El Niño fenomeni küresel iklimi köklü şekilde değiştirecek

Süper El Niño fenomeni küresel iklimi köklü şekilde değiştirecek

Pasifik Okyanusu’nun yüzey altı sıcaklıklarında gözlemlenen ani yükseliş, meteorologlar tarafından on yılda…