Kaliforniya’nın kuzeyinde yaklaşık 70 yıl sonra keşfedilen Tropidocarpum capparideum, istilacı bitkiler ve yapılaşma nedeniyle yok olma noktasına gelmiş bir tür. Mart ayında Contra Costa İlçesi’ndeki Vasco Hills Bölge Koruma Alanı’nda bir tepenin yamacında yeniden ortaya çıktı.
Küçük, sarı çiçekli yeşil bir bitki olan Tropidocarpum capparideum, hardal familyasındandır ve bölgeye özgü olarak tanımlanmaktadır. Bu tür, “nadir, tehdit altında veya nesli tükenme tehlikesi altında” kategorisine girmektedir.
Doğu Körfezi Bölgesel Park Bölgesi’nden yaban hayatı botanikçisi Michele Hammond, “Herkes çok heyecanlandı,” diyerek buluşun önemini vurguladı. Özellikle koruma altındaki bir arazide yeniden görülmesi, arazi koruma önlemlerinin etkinliğini gösteriyor.
ARAZİLER KORUNMALI ÖNERİSİ
1888 yılında Kaliforniya Üniversitesi Berkeley kampüsünden botanikçi Edward Lee Greene tarafından keşfedilen bu bitki, zamanla istilacı türlerin yayılması sebebiyle büyük ölçüde yok olmuştur. Botanikçi Bartosh, “1880’lerin sonlarından itibaren yerli olmayan türler, yerli türlerle rekabette üstün gelerek onları geride bıraktı,” açıklamasında bulundu.
Türün yok olma sürecini hızlandıran bir başka etken ise habitat kaybıdır. Hammond, “Son 100 yılda konutlar doğaya doğru yayıldı” diyerek doğal yaşam alanlarının kaybına dikkat çekti. Doğal otlakların ekosistem içindeki geri kazanımının zor olduğunu benimsedi.
SFGATE’in haberine göre, bu nadir bitki korunan özel bir alanda bulunmuştur. Bu alanda sığırlar, ölü bitki örtüsünü ve yerli olmayan türleri otlayarak temizlemekte; bu uygulama son 20-30 yıldır Kaliforniya’yı etkisi altına alan orman yangınlarının yakıtını azaltma açısından önemli bir rol oynamaktadır.
DOĞAL YAŞAM ALANLARINI YOK EDİYORUZ
İklim değişikliğinin yangınlerin sıklığını ve büyüklüğünü artırdığını belirten uzmanlar, bu tür koruma önlemlerinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Koruma kuruluşu, Tropidocarpum capparideum’un bundan sonraki süreçte “üst düzey öncelikli tür” olarak izleneceğini duyurdu. Bartosh, “Bu keşif, kamu arazilerinin korunması ve doğru yönetiminin yerli bitkilerin geleceği açısından ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor,” ifadelerini kullandı.