Kahire’nin 20 milyonluk nüfusunun oluşturduğu atıklar, modern çöp tesislerine değil, Manshiyat Naser mahallesine yönlendiriliyor. Ancak burası yalnızca bir çöplük değil, aynı zamanda dünyanın en verimli geri dönüşüm merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
KAPI KAPI DOLAŞIP TOPLUYORLAR
Mahalle sakinleri “Zabbaleen” (Çöp Toplayıcıları) olarak biliniyor. Bu topluluk, Kahire’nin devasa çöp yığınlarını her gün kapı kapı dolaşarak topluyor ve atıkları kendi mahallelerine getiriyor. Evlerin girişleri, balkonlar ve dar sokaklar, dev çuval dolusu atıklarla çevrili.
AVRUPA ÜLKELERİNDEN BİLE ÖNDELER
Modern Batı ülkeleri çöpün yalnızca %30’unu geri dönüştürebilirken, Manshiyat Naser halkı bu oranı %90’a ulaştırmayı başarmış durumda. Kağıttan metale, plastikten cama her şeyi ayrıştırarak hammadde olarak fabrikalara satışını gerçekleştiriyor. Buradaki “garip” manzara, aslında etkili bir ekonomik sistemin parçası.
ÇÖPLERİN GÖLGESİNDE MUTLU BİR YAŞAM
Burada yaşam, çöplerle iç içe geçmiş durumda. Çocuklar çöp çuvallarının arasında oyun oynuyor, kadınlar atıklarla yemek hazırlıyor, aileler akşam yemeklerini plastik yığınlarının gölgesinde yiyor. Dışarıdan bakıldığında “katlanılamaz” görünen bu durum, mahalle sakinleri için bir geçim kaynağı ve gurur duygusu yaratıyor.
KAYALARIN İÇİNDEKİ GİZLİ HAZİNE
Çöp Şehir’in hemen üst tarafındaki kayalıklarda, bölgenin en şaşırtıcı yapılarından biri bulunuyor. Doğal bir mağaranın içine oyulmuş ve 15 bin kişiyi ağırlama kapasitesine sahip Aziz Simon Kilisesi, Orta Doğu’nun en büyük kiliseleri arasında yer alıyor. Tozlu ve çöp dolu sokaklardan geçtikten sonra ulaşılması zor olan bu devasa yapı, ziyaretçilere gerçeküstü bir deneyim sunuyor.