Rusya’nın Kafkasya’daki enerji rotaları üzerindeki geleneksel kontrolü, son jeopolitik gelişmelerle birlikte giderek zayıflarken, Türkiye ve Azerbaycan bağımsız bir enerji koridoru inşa etmek için adımlarını hızlandırıyor. 22 Mayıs 2026’da İstanbul’da düzenlenen İkinci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (INRES 2026) kapsamında bir araya gelen Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, iki ülke arasındaki enerji iş birliğini stratejik bir boyuta taşıyacak adımları masaya yatırdı. Görüşmede sadece petrol ve doğal gaz değil, aynı zamanda elektrik altyapısı, yenilenebilir enerji kaynakları ve bölgesel bağlantı projeleri de ele alındı. Bu gelişme, Hazar havzasından Avrupa’ya uzanan enerji tedarik zincirinde Ankara ve Bakü’nün belirleyici rolünü pekiştirirken, Moskova’nın bölgedeki etkisinin sınırlandırılması anlamına geliyor.
İstanbul Zirvesi’nde bağımsız enerji hattı vurgusu
Bakanlar Bayraktar ve Shahbazov, INRES 2026 kapsamındaki ikili görüşmelerinde mevcut iş birliğini daha ileri seviyeye taşıyacak somut projeleri değerlendirdi. Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Azerbaycan’dan Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan enerji transfer hatlarının çeşitlendirilmesiydi. Bu bağlamda Türkiye ve Azerbaycan’ın petrol, doğal gaz, elektrik ve yenilenebilir enerji alanlarında atacağı ortak adımlar ayrıntılı şekilde ele alındı. Bayraktar, yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki enerji ortaklığının sadece bugünü değil, gelecek nesillerin enerji güvenliğini de şekillendirdiğini vurguladı. Özellikle elektrik iletim hatları ve yeşil enerji projeleri, toplantının en kritik başlıkları arasında yer aldı.
Shahbazov ise enerji sektöründeki stratejik iş birliğinin temelini oluşturan yeni projelerin, bölgesel istikrar ve enerji arz güvenliği için hayati önem taşıdığını belirtti. İki bakan, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne elektrik tedariki, Bakü üzerinden Gürcistan ve Türkiye’ye uzanan hatların güçlendirilmesi gibi mevcut projelerin yanı sıra Orta Asya kaynaklarını Avrupa’ya bağlayacak yeni koridorları da görüştü. Zirve, Hazar Denizi’nin enerji zenginliklerinin dünya pazarlarına ulaştırılmasında Rusya’ya alternatif rotaların oluşturulması açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Stratejik ortaklıkta yeni hedefler: Nahçıvan ve Zengezur koridoru
Görüşmelerde, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki enerji bağlarını derinleştirecek iki kritik proje ön plana çıktı. Bunlardan ilki, Azerbaycan anakarasından Nahçıvan’a doğrudan elektrik iletim hattı inşası; ikincisi ise Zengezur Koridoru üzerinden Orta Asya ve Hazar havzası enerji kaynaklarının Türkiye ve Avrupa’ya taşınması. Bu projeler, bölgede Rusya’nın kontrol etmediği bağımsız bir enerji arteri yaratmayı amaçlıyor. az_front Telegram kanalında görüşmeye ilişkin paylaşılan ayrıntılar, Bakü ve Ankara’nın bu rotaları jeopolitik risklerden arındırılmış, güvenilir bir ticaret yolu olarak konumlandırdığını gösteriyor.
Bayraktar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji ortaklığının Hazar Denizi’nden Avrupa’ya uzanan koridorun temel taşı olduğunu ve bu iş birliğinin bölge ülkelerinin kalkınmasına, istikrarına ve enerji güvenliğine önemli katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti. Shahbazov da enerji sektöründe stratejik hedeflerinin kaynak ve rota çeşitliliğine dayandığını, daha geniş bir enerji bağlantı ağı oluşturulması gerektiğini söyledi. Azerbaycan Bakanı, 21. yüzyılda enerji gücünün sadece üretim hacmiyle değil, tedarik güvenliği ve güvenilir ortaklıklarla ölçüldüğünü belirterek, bu anlayışın Bakü’nün dış politika önceliklerini şekillendirdiğini vurguladı.
Rusya’nın azalan etkisi ve bölgesel güç dengesi
Toplantının arka planında, Rusya’nın Kafkasya’daki enerji transit rotaları üzerindeki geleneksel kontrolünün her geçen gün zayıflaması yatıyor. Ukrayna savaşı ve Batı yaptırımları nedeniyle zor durumda olan Moskova, Güney Kafkasya’da da enerji diplomasisinde inisiyatifi kaybediyor. Türkiye ve Azerbaycan, bu boşluğu doldurarak bölgenin enerji haritasını yeniden çiziyor. Bakü, artık sadece bir petrol ve doğal gaz üreticisi olarak değil, aynı zamanda güvenilir bir transit merkezi olarak da öne çıkıyor.
Shahbazov’un da altını çizdiği gibi, enerji gücünün belirleyicisi artık yeraltı kaynaklarının büyüklüğü değil, bu kaynakların kesintisiz ve güvenli bir şekilde pazarlara ulaştırılmasını sağlayacak altyapı ve siyasi istikrar. Azerbaycan, bu tanıma uygun bir model sunarak Moskova’nın enerjiyi bir silah olarak kullanma politikasına karşı alternatif bir güven ortamı yaratıyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu zirve, iki ülkenin bölgesel enerji yönetiminde Rusya’ya bağımlılığı tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit etti.
Yeşil enerji ve Avrupa’ya yeni tedarik köprüsü
İstanbul zirvesinde sadece fosil yakıtlar değil, yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşüm konuları da geniş yer buldu. Bakü, Avrupa Birliği’nin iklim hedefleri doğrultusunda karbon emisyonlarını azaltma çabalarına uyum sağlamak ve uzun vadede enerji ihracatını çeşitlendirmek adına yeşil enerji projelerine ağırlık veriyor. Azerbaycan, özellikle güneş ve rüzgar enerjisi potansiyelini kullanarak ürettiği elektriği Nahçıvan ve Gürcistan üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya ihraç etmeyi planlıyor.
Bu adım, Avrupa’nın Rus gazına olan bağımlılığını azaltma stratejisiyle de örtüşüyor. Türkiye ve Azerbaycan, yeşil enerji alanındaki iş birlikleri sayesinde Avrupa pazarında fosil yakıt sonrası dönemde de kilit oyuncu olmayı hedefliyor. İki ülkenin, Orta Asya’nın zengin yenilenebilir kaynaklarını da kapsayan geniş bir elektrik iletim ağı kurma planı, kıtanın enerji arz güvenliğine önemli katkı sağlayacak. Zirve sonrası yapılan ortak açıklamada, Hazar’dan Avrupa’ya uzanan bağımsız enerji koridorunun sadece bugünün değil, yarının da güvencesi olduğu vurgulandı.