İtalya Anayasa Mahkemesi, yurtdışında doğan kişilere yönelik vatandaşlık hakkını kısıtlayan ve 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe giren tartışmalı yasanın anayasaya uygun olduğuna karar verdi. Bu durum, ülkenin 160 yıllık bir geleneğinin sona erdiğini gösteriyor.
Torino Mahkemesi’nden gelen anayasal itirazları reddeden yüksek mahkeme, hükümetin soy bağı ilkesini daraltan düzenlemesinin hukuki temellere dayandığını kabul etti.
Önümüzdeki haftalarda kararın gerekçesinin açıklanması beklenirken, bu karar, özellikle Amerika kıtasında yaşayan milyonlarca İtalyan kökenli birey için vatandaşlık yolunun büyük ölçüde kapanması anlamına geliyor.
1865 YILINDAN BUGÜNE
İtalya’da 1865 yılından bu yana uygulanan “ius sanguinis” (soy bağı) ilkesine dayanan sistem, İtalyan bir ebeveynden doğan herkese nesiller boyu otomatik vatandaşlık hakkı tanıyordu. Ancak yeni yasayla birlikte bu hak, yalnızca ebeveyni veya büyükanne-büyükbabası doğrudan İtalya topraklarında doğmuş olanlarla sınırlı hale getirildi.
İTALYAN TORUNLARINA ENGEL
Başka bir deyişle, çifte vatandaşlık imkanını zorlaştıran yeni düzenleme, vatandaşlığı aktaracak olan üst soyun, torunun doğduğu tarihte başka bir ülkenin vatandaşlığını almadığını ve yalnızca İtalyan vatandaşı kalmış olmasını şart koşuyor.
Bu durum, 1861-1918 yılları arasında ülkeden göç eden 16 milyon İtalyan’ın torunları için hak kazanmayı neredeyse imkansız hale getiriyor.
Zaten oldukça maliyetli ve karmaşık bir süreç olan vatandaşlık başvuruları, yeni hukuki engellerle birlikte tamamen tıkanma noktasına geldi.
NÜFUS PROJELERİ TEHDİT ALTINDA
Uzmanlar, bu kısıtlamanın İtalya’nın ciddi nüfus kaybı yaşayan bölgelerindeki “1 Euro’luk ev” gibi geri dönüş projelerini olumsuz etkileyeceğini öngörüyor. Soy bağı üzerinden yürütülen nüfus gençleştirme stratejilerinin, yeni yasanın yarattığı katı şartlar nedeniyle sekteye uğrayabileceği ve diasporanın İtalya ile olan kurumsal bağlarının zayıflayacağı değerlendiriliyor.