İran Dışişleri Bakanı Cenevre’ye Gitti, Müzakere Süreci Tehdit Altında
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile Salı günü gerçekleştirilecek ikinci nükleer görüşmeler için İsviçre’nin Cenevre kentine ulaştı. Arakçi, burada yaptığı açıklamada, müzakerelerin başarıya ulaşabilmesi için gerek duyulan şartların sağlanmasının önemine vurgu yaptı.
Arakçi, “Adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için gerçekçi fikirlerle Cenevre’deyim. Masada olmayan şey ise tehditler karşısında boyun eğecek bir İran” ifadesini kullandı. Bu sözler, Washington yönetiminin müzakerelerin gidişatını etkileyebilecek tehditlerinin bulunduğunu ortaya koyuyor.
Öte yandan, İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ABD ile devam eden nükleer müzakerelerin İsrail tarafından sabote edilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Laricani, Doha’da yaptığı açıklamalarda, İsrail’in bölgedeki istikrarı bozmak amacıyla yeni bir savaş başlatma girişiminde bulunduğunu savundu. Bu nedenle bölge liderlerini dikkatli olmaya çağıran Laricani, “Sadece İran’la değil, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye ile de kumar oynuyorlar” dedi.
Laricani, müzakerelerin kritik bir aşamada olduğunu belirterek, “İsrail, Washington ile yürütülen süreci rayından çıkarmak için çeşitli bahaneler uyduruyor” yorumunda bulundu. Müzakerelerin yalnızca ABD ile yapıldığını, İsrail’in bu süreçte yer almasının görüşmeleri baltalama niyeti taşıdığını ifade etti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamid Kanbari de, her iki tarafın da çıkarına olacak bir anlaşma zemini aradıklarını ve ekonomik sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. “Anlaşmanın kalıcı olabilmesi için ABD’nin güçlü ekonomik getiriler elde edebilmesi esastır” dedi.
ABD’nin Talepleri Diplomasi Sürecini Zorluyor
Beyaz Saray görüşmeler için Steve Witkoff ve Jared Kushner’i görevlendirdi. Washington yönetimi, nükleer programın yanına balistik füzeler ve İran’ın vekil güçlerinin de görüşmelere dahil edilmesini talep ediyor. Bu konudaki baskılar, görüşmelerin geleceğini tehdit ediyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer faaliyetleri ve hükümet karşıtı protestolara müdahalesi nedeniyle askeri harekat tehditlerinde bulunmuştu, bu da diplomasi trafiğini gölgeliyor. Tahran yönetimi, karşılıklı ekonomik kazanımların anlaşmanın uygulanabilirliğini artıracağına inandığını belirtirken, balistik füze programının tartışmaya kapalı olduğunu vurguladı.