Konut merkezlerinin kapatılması gündemde
2 Aralık 2025’te Hollanda Konut ve Mekânsal Planlama Bakanı Mona Keijzer, Ukraynalı sığınmacılar için savaşın ardından kurulan barınma merkezlerinin, AB’nin geçici koruma kurallarının 2027’de sona ermesiyle birlikte “mümkün olan en kısa sürede” kapatılmasını önerdi. Bakanın planı, söz konusu barınma modelinin 2027 sonrası statüsünü ele alan değerlendirmelerle, Ukraynalılar için ayrılan barınma merkezleri etrafında şekillendi. Teklif, ülkede yaşayan yaklaşık 135 bin Ukraynalının üç yıllık oturum izni almasını öngörürken, konut ve sağlık sigortası masraflarının artık devlet tarafından karşılanmayacağını belirtiyor. Şu anda Ukraynalıların yaklaşık dörtte üçü geçici konut merkezlerinde kalıyor.
Yerel yönetimlerden ve STK’lardan sert tepki
Sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetim temsilcileri, Keijzer’in planının mevcut konut sıkıntısını göz ardı ettiğini savunarak tasarıyı “yetersiz” olarak nitelendirdi. Belediyeler, barınma merkezlerinin hızla kapatılmasının yeni bir sosyal baskı yaratacağını ve yüz binlerce kişiyi savunmasız bırakacağını belirtti. Eleştirmenlere göre, Ukraynalıların büyük bir kısmı hâlâ konut piyasasına erişimde zorluk yaşarken, devlet desteğinin aniden çekilmesi hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi riskler oluşturabilir.
Uzun vadeli ekonomik katkı tartışmayı derinleştiriyor
Araştırmalar, Ukraynalı sığınmacıların uzun vadede AB ekonomilerine net fayda sağladığını gösteriyor. Almanya, Polonya, Çekya ve Hollanda’da işgücüne hızlı entegrasyon, artan tüketim ve düzenli vergi ödemeleri sayesinde olumlu bir mali etki oluştu. Ekonomistlere göre orta ve uzun vadede Ukraynalıların yarattığı toplam etkiler “pozitif mali denge” ile sonuçlanıyor.
Hollanda’da yaşayan Ukraynalıların üçte ikisinin istihdamda olduğu ve 2024 yılında ülke ekonomisine 3,5 milyar avro katkı sağladığı hesaplanıyor. Benzer şekilde Almanya ve Polonya, sığınmacılar için en yüksek bütçeleri ayırmalarına rağmen, ekonomilerinin Ukraynalıların işgücüne katılımıyla büyüdüğünü ve Polonya’nın GSYH’sinin yaklaşık %1 oranında arttığını bildirdi.
İşgücü açığının kapanması ve tüketimin etkisi
2022 yılında Ukraynalı sığınmacıların yurt dışında yaptığı 20 milyar dolarlık harcama, bulundukları ülkelerin iç talebini doğrudan destekledi. Aynı yıl 17 AB ülkesinde 1,87 milyon iş sözleşmesi imzalandı. Uzmanlara göre, Ukraynalı çalışanlar özellikle iş gücü eksiğinin yoğun olduğu sektörlerde boşlukları dolduruyor. Resmî istihdam vergi gelirlerini yükseltirken, artan tüketim iç piyasayı güçlendiriyor. Bu nedenle sosyal destek kalemleri, devlet bütçesine geri dönen ekonomik hareketlilikle büyük ölçüde dengeleniyor.