Hazar Denizi, 304 milyondan fazla göl arasında yer alan ve hacmi ile ön plana çıkan dünyanın en büyük gölü olarak, iklim değişikliği nedeniyle ciddi su kaybı riskiyle karşı karşıya. Bu iç deniz, zengin enerji rezervleri ve eşsiz ekosistemiyle global ölçekte büyük öneme sahip.
JAPONYA İLE KIYASLANIYOR
Yaklaşık 30 milyon yıl yaşında ve 5,5 milyon yıl önce okyanuslarla bağı kopan Hazar, 386.400 km²’lik yüzölçümüyle Japonya’nın toplam yüzölçümüyle hemen hemen eşdeğerdir. Bu devasa su kütlesi, dünyadaki toplam göl sularının %44’ünü tek başına oluşturuyor.
Kazakistan, Rusya, Azerbaycan, İran ve Türkmenistan tarafından çevrelenen Hazar, deniz seviyesinin 27 metre altında yer alıyor ve Kuzey Amerika’daki Superior Gölü’nden yaklaşık beş kat daha büyük. Büyüklüğü sebebiyle genellikle “iç deniz” olarak adlandırılmaktadır.
130 NEHİRLE BESLENİYOR
Hazar, Avrupa’nın en uzun nehri olan Volga ile Ural ve Kura gibi 130’dan fazla nehirden beslenmektedir. Bu yoğun tatlı su girişi, bazı bölgelerde göl suyunun neredeyse tatlı su karakteri kazanmasını sağlıyor. Bakü gibi metropollerin yanı sıra Astara, Atırav ve Derbent gibi liman şehirleri kıyılarında yer alıyor.
Gölün biyolojik çeşitliliği dikkat çekici derecede zengindir:
- 850 hayvan ve 500 bitki türü.
- 6 nesli tehlike altındaki mersin balığı türü.
- Hazar foku ve Beluga gibi bölgeye özgü türler.
SU SEVİYESİNİN DÜŞMESİ BEKLENİYOR
Dünyanın en zengin petrol rezervlerine ve havyar üretimine ev sahipliği yapan Hazar, bu ekonomik değerin bedelini ağır ödüyor. Petrol endüstrisinden kaynaklanan kirlilik ve nehirler üzerindeki barajlar, ekosistemin doğal dengesini bozmuş durumda.
Bilimsel veriler, su seviyesinin gelecekte 9 ila 18 metre arasında düşeceğini öngörüyor. Bu düşüş, gölün biyolojik çeşitliliği ile kıyıdaş ülkelerin ekonomik faaliyetleri üzerinde geri dönülemez etkiler yaratmasından endişe ediliyor.