ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş, Avrupa genelindeki havayolu şirketlerini etkileyen jet yakıtı kıtlığını beraberinde getirdi. Öncelikle fiyatların yükselebileceği öngörülse de, havayolu şirketleri kısa sürede yaz uçuşları için bilet fiyatlarını düşürme kararı aldı.
Bu stratejik maneuverin arka planında, jet yakıtı kıtlığına dair endişelerle yavaşlayan rezervasyon talepleri yatıyor. Tüketiciler, tatil planlarının aksamasından kaygı duyduğu için rezervasyonlarda temkinli davranıyor.
Buna bağlı olarak, birçok havayolu şirketi, bilet başına kârlarından feragat ederek fiyatları düşürme yoluna gitti. Sektör temsilcileri, bu durumu belirsizlik ve zorluklarla dolu bir süreçte geçici bir çözüm olarak değerlendiriyor.
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, yatırımcılara yaptığı açıklama da bu durumu “Pandemi dönemindeki belirsizlikleri andırıyor. Uzun vadeli planlar için görünürlük oldukça kısıtlı” ifadesiyle özetledi.
İNDİRİM YARIŞI BAŞLADI
Nisan ayındaki yakıt kıtlığı uyarılarının ardından, popüler uçuş rotalarında bilet fiyatlarında düşüşler görüldü. Analizler, Akdeniz’e yönelik en popüler 50 uçuş rotasından 27’sinde Temmuz ayı fiyatlarının önemli ölçüde düştüğünü ortaya koyuyor.
Londra Heathrow’dan Nice veya Manchester’dan Palma’ya giden uçuşlarda bilet fiyatlarının yüzde 10’un üzerinde azaldığı kaydedildi. Milano ile Madrid arasındaki uçuşlarda ise fiyat düşüşü yüzde 44’e kadar ulaştı. Diğer yandan, fiyat artışlarının görüldüğü rotalarda değişimlerin daha sınırlı kaldığı belirtildi.
Havayolu şirketleri, boş koltukları doldurabilmek için bu tür agresif indirimler yapmak zorunda kalıyor. Barclays analisti Andrew Lobbenberg, durumu “güven oyunu” olarak nitelendirirken, Avrupalı tüketicilerin karar almakta güçlük çektiğini vurguladı.
Kriz dönemlerinde seyahat alışkanlıklarının hızlı bir şekilde değiştiği görülüyor. Ipsos verilerine göre, İngiltere’deki tüketicilerin beşte biri tatil planlarını yurt dışından iç tura kaydırdı. Türkiye’de ise TÜİK verileri, yurt dışını ziyaret eden Türk vatandaşlarının sayısının bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,1 artışla 2 milyon 936 bin 279 kişi olduğunu ortaya koydu.
Yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının kişi başı ortalama harcaması ise 758 dolar olarak hesaplandı. Türkiye’nin uluslararası yakıt ikmal hatlarına olan yakınlığı ve savaşta tarafsız duruşu, bu artışların sebeplerinden biri olarak gösteriliyor.
Trivago yöneticisi Johannes Thomas, kriz dönemlerinde insanların kendi ülkelerinde kalmayı tercih ettiğini belirtti.
CEO’LAR ENDİŞELİ
Bu süreçte dünya genelinde havayolu şirketleri toplamda 2 milyon koltuk kapasitesini azalttı. Bazı şirketler kârlarını koruma amaçlı, bazıları ise düşen talep nedeniyle uçuş sayılarını düşürmeye gitti.
Wizz Air CEO’su József Varadi, belirsizliğin talebi olumsuz etkilediğini vurgulayarak, “Kısa vadede belirsizlik var. İnsanlar, ‘işimi kaybeder miyim ya da arabamın deposunu doldurabilir miyim?’ diye düşünüyor. Bu kaygılar fiyatları düşürüyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, yolcuların rezervasyon yaparken risk alması gerektiğine dikkat çekti.
Havayolu şirketleri, müşteri güvenini yeniden sağlamak adına çeşitli taahhütlerde bulunuyor. EasyJet, mevcut paket turlar için ek yakıt ücreti almayacağını açıkladı. Şirketin CEO’su Kenton Jarvis, bütün yolcuların güvenle seyahat etme hakkına sahip olduğunu belirtti.
British Airways de, ödeme sonrasında bilet fiyatlarının artış göstermeyeceğine dair garanti verdi. Bu girişimler, seyahat planlarından çekinen kitleyi ikna etmeyi hedefliyor.
Düşük maliyetli taşıyıcıların, yakıt maliyetleriyle ilgili kâr baskılarından bahsetmelerine rağmen, doluluk oranlarını artırmak için indirimleri sürdürdükleri gözlemleniyor. Yakıt kıtlığının, yaz dönemi boyunca uçuşların yüzde 5 ile 15 arasında iptal olabileceğine dair tahminler yapılıyor.
Ancak analistler, gökyüzünün tamamen boş kalmayacağını ve çoğu uçuşun gerçekleşeceğini öngörüyor. Uçuş iptallerinin, duruma göre diğer seferlere kaydırılacağı ve geriye kalan koltuk fiyatlarının hızla yükselebileceği ifade ediliyor.